وَلُوطًا إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ إِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَ مَا سَبَقَكُم بِهَا مِنْ أَحَدٍ مِّنَ الْعَالَمِينَ
| ve | : ve |
| lûtan | : Lut |
| iz kâle | : demişti |
| li kavmi-hi | : onun kavmine, kendi kavmine |
| inne-kum | : muhakkak siz |
| le | : gerçekten |
| te’tûne | : geliyorsunuz |
| el fâhışete | : kötülüğe, fahişeliğe |
| mâ | : olmadı, yapmadı |
| sebeka-kum | : sizden önce geçmiş olanlar |
| bi-hâ | : onu |
| min | : den |
| ehadin | : biri, birisi |
| min | : den |
| el âlemîne | : âlemler |
Diyanet İşleri = Lût’u da peygamber olarak gönderdik. Hani o, kavmine şöyle demişti: “Gerçekten siz, sizden önce dünyada hiçbir toplumun yapmadığı bir hayâsızlığı işliyorsunuz.”
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Lût'u da göndermiştik de hani kavmine demişti ki: Siz, sizden önce, âlemlerde hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin bir işi yapmadasınız.
Abdullah Parlıyan = Lût da bizden aldığı vahiyle kavmine dedi ki: “Siz kesinlikle dünyada daha önce hiç kimsenin yapmadığı, iğrenç şeyler yapıyorsunuz.
Adem Uğur = Lût'u da (gönderdik). O, kavmine demişti ki: Gerçekten siz, daha önce hiçbir milletin yapmadığı bir hayâsızlığı yapıyorsunuz!
Ahmed Hulusi = Lût. . . Hani toplumuna dedi ki: "Şüphesiz ki daha önceden hiç kimsenin yapmadığı çirkin bir işi yapıyorsunuz!"
Ahmet Tekin = Lût’u da özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere kavmine peygamber olarak gönderdik. Hani kavmine:'Siz, daha önce, hiçbir milletin yapmadığı en büyük günahı, ayıbı, hayasızlığı yapıyorsunuz, sapık ilişkilerde bulunuyorsunuz' demişti.
Ahmet Varol = Hani Lut da kavmine şöyle demişti: 'Siz, sizden önce alemlerden bir tek kimsenin işlememiş olduğu çirkin işi mi işliyorsunuz.
Ali Bulaç = Lut da; hani kavmine demişti: "Siz gerçekten, sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı 'çirkin bir utanmazlığı' yapıyorsunuz."
Ali Fikri Yavuz = Lût’u da kavmine peygamber gönderdik. Hani kavmine şöyle demişti: “- Gerçekten siz, o çok kötü işi (erkeklere tasallutu) yapıyorsunuz. Sizden önce alemlerden hiç bir kimse bunu yapmamıştır.
Ali Ünal = Lût’u da (bir rasûl olarak görevlendirdik). Halkına şöyle dedi: “Gerçek şu ki siz, (toplum olarak) bütün insanlar içinde sizden önce hiçbir topluluğun yapmadığı pek iğrenç bir şey yapıyorsunuz.
Bayraktar Bayraklı = Lût'u da gönderdik. O, toplumuna demişti ki, “Gerçekten siz, daha önce hiçbir toplumun yapmadığı cinsel ahlâksızlığı yapıyorsunuz.”
Bekir Sadak = Lut da, milletine soyle demisti: «Dogrusu siz dunyalarda hic kimsenin sizden once yapmadigi bir hayasizligi yapiyorsunuz.»
Celal Yıldırım = Lût'u da (uyarıcı peygamber olarak kendi kavmine gönderdik). Hani bir vakit o, kavmine dedi ki: «Şüphesiz ki milletlerden hiçbirinin sizden önce işlemediği çok çirkin bir hayâsızlığa doğru (durmadan) gidiyorsunuz.
Cemal Külünkoğlu = Lût'u da halkına peygamber olarak gönderdik. Onlara dedi ki: “Gerçekten siz, sizden önce geçen milletlerden hiç kimsenin yapmadığı pek iğrenç bir şey yapıyorsunuz.”
Diyanet İşleri (eski) = Lut da, milletine şöyle demişti: 'Doğrusu siz dünyalarda hiç kimsenin sizden önce yapmadığı bir hayasızlığı yapıyorsunuz.'
Diyanet Vakfi = Lût'u da (gönderdik). O, kavmine demişti ki: Gerçekten siz, daha önce hiçbir milletin yapmadığı bir hayâsızlığı yapıyorsunuz!
Edip Yüksel = Lutu da gönderdik. Halkına dedi ki: 'Sizden önce hiç kimsenin işlemediği boyutta bir günahı işliyorsunuz.'
Elmalılı Hamdi Yazır = Lût Peygamberi de, hani kavmine dediği vakıt: «siz cidden o şeni' fi'li yapıyorsunuz ha! sizden evvel âlemînden hiç biri bu haltı etmedi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Lut'u da (gönderdik). Hani o kavmine: «Siz gerçekten o çirkin işi yapıyorsunuz ha! Sizden önce hiçbir millet bu haltı etmedi!
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Lut'u da gönderdik. O kavmine demişti ki: «Gerçekten siz, daha önce hiçbir milletin yapmadığı bir hayasızlığı yapıyorsunuz!»
Gültekin Onan = Lut da; hani kavmine demişti: "Siz gerçekten, sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı 'çirkin bir utanmazlığı' yapıyorsunuz."
Harun Yıldırım = Lût'u da (gönderdik). O, kavmine demişti ki: Gerçekten siz, daha önce hiçbir milletin yapmadığı bir hayâsızlığı yapıyorsunuz!
Hasan Basri Çantay = Luutu da (hatırla). Hani o, kavmine (şöyle) demişdi: «Siz hakıykat öyle hayâsızlığı (meydana) getiriyorsunuz ki sizden evvel aalemlerden hiçbiri bunu yapmamışdık.
Hayrat Neşriyat = Lût’u da (peygamber olarak gönderdik de); hani kavmine şöyle demişti: 'Gerçekten siz, kendinizden önce âlemlerden hiçbir kimsenin onu yapmadığı çirkin işi yapıyorsunuz.'
İbni Kesir = Lut'u da. Hani o, kavmine demişti ki: Gerçekten siz; dünyalarda hiç kimsenin sizden önce yapmadığı bir hayasızlığı yapıyorsunuz.
Kadri Çelik = Lut da hani kavmine şöyle demişti: “Siz gerçekten sizden önce âlemlerden hiç kimsenin yapmadığı çirkin bir utanmazlığı yapıyorsunuz.”
Muhammed Esed = Lut (da Bizden aldığı ilhamla) kavmine şöyle seslenmişti: "Siz, kesinlikle, dünyada daha önce hiç kimsenin yapmadığı iğrenç şeyler yapıyorsunuz!
Mustafa İslamoğlu = Lut'u da göndermiştik. Hani o kavmine demişti ki: "Şu kesin ki siz, bütün bir dünyada daha önce hiç kimsenin yapmadığı (derece) iğrençlikler yapıyorsunuz.
Ömer Nasuhi Bilmen = Lût'u da (yâd et) o vakit ki, kavmine dedi: «Şüphe yok, siz elbette öyle pek fâhiş bir harekette bulunuyorsunuz ki, sizden evvel âlemlerden hiç bir fert, onu irtikap etmiş değildir.»
Ömer Öngüt = Lut'u da gönderdik. O kavmine şöyle demişti: “Doğrusu siz, daha önce âlemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir hayâsızlığı yapıyorsunuz. ”
Şaban Piriş = Lut, kavmine şöyle demişti: -Siz, toplumlardan hiç birinin sizden önce yapmadığı bir fuhşu işliyorsunuz.
Sadık Türkmen = Ve lût’u DA (kavmine gönderdik). Hani o, kavmine dedi ki: “Gerçekten siz, öyle bir hayâsızlık yapıyorsunuz ki; sizden önce âlemler içinde hiçbiri bu hayasızlığı yapmamıştır!
Seyyid Kutub = Lût'u da peygamber olarak gönderdik. Hani o soydaşlarına şöyle demişti: «Sizler kesinlikle şimdiye kadar hiç kimsenin işlemediği, iğrenç bir eylemi yapıyorsunuz.»
Suat Yıldırım = Lût’u da halkına resul olarak gönderdik. Onlara dedi ki: "Nedir bu haliniz? Siz dünyada sizden önce hiç kimsenin yapmadığı pek iğrenç bir şey yapıyorsunuz.
Süleyman Ateş = Lût'u da (gönderdik). Kavmine dedi ki: "Siz, sizden önce âlemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir fuhşa gidiyorsunuz."
Tefhim-ul Kuran = Lût da; hani kavmine demişti: «Siz gerçekten, sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı 'çirkin bir utanmazlığı' getiriyorsunuz.»
Ümit Şimşek = Lût'u peygamber olarak gönderdiğimizde, o da kavmine dedi ki: 'Sizden evvel dünyada hiç kimsenin yapmadığı iğrenç bir işi yapıyorsunuz.
Yaşar Nuri Öztürk = Lût'u da gönderdik. Toplumuna şöyle demişti o: "Öyle bir iğrençliğe bulaşıyorsunuz ki, sizden önce âlemlerden bir tek kişi bunu yapmamıştır."
İskender Ali Mihr = Ve Lut (A.S), kavmine şöyle demişti: "Muhakkak ki siz, mutlaka sizden önce geçmiş olan âlemlerden hiçbirinin yapmadığı kötülüğe (fahişeliğe) geliyorsunuz."
İlyas Yorulmaz = Lut’a gelince, kavmine “Siz bundan önce ki geçen zamanlarda (alemlerde), şimdiye kadar hiç kimsenin yapmadığı çirkin işleri yapıyorsunuz. ”