يَا قَوْمَنَا أَجِيبُوا دَاعِيَ اللَّهِ وَآمِنُوا بِهِ يَغْفِرْ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمْ وَيُجِرْكُم مِّنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ
| yâ kavme-nâ | : ey kavmimiz |
| ecîbû | : icabet edin |
| dâiye allâhi | : Allah’a davet edene |
| ve âminû | : ve îmân edin |
| bi-hî | : ona |
| yagfir lekum | : size mağfiret etsin |
| min | : den |
| zunûbi-kum | : günahlarınız |
| ve yucir-kum | : ve korusun sizi |
| min azâbin | : bir azaptan |
| elîmin | : acı, elîm |
Diyanet İşleri = “Ey kavmimiz! Allah’ın davetçisine uyun, ona iman edin ki, günahlarınızı bağışlasın ve sizi elem dolu bir azaptan kurtarsın.”
Abdulbaki Gölpınarlı = Ey kavmimiz, icâbet edin Allah'a çağırana ve inanın ona da suçlarınızın bir kısmını örtsün ve sizi korusun elemli azaptan.
Abdullah Parlıyan = Ey cinler topluluğu! Allah'ın bu son davetçisine uyun, O'na inanın ki, günahlarınızı bağışlayıp, sizi acı bir azaptan korusun.
Adem Uğur = Ey kavmimiz! Allah'ın davetçisine uyun. Ona iman edin ki Allah da sizin günahlarınızı kısmen bağışlasın ve sizi acı bir azaptan korusun..
Ahmed Hulusi = "Ey kavmimiz. . . DAÎALLÂH (Allâh davetçisine) (DAÎALLÂH; cinler O'nu DAÎALLÂH olarak görüp değerlendirmiştir, Rasûlullâh olarak değil. Postacı - elçi türü yaklaşımların temeli de bu kelimenin anlamına dayanır) icabet edin ve O'na iman edin ki, bazı günahlarınızı bağışlasın; sizi feci bir azaptan korusun. "
Ahmet Tekin = 'Ey kavmimiz, Allah’ın dinine davet edene icabet edin, uyun. O’na iman edin. Allah da sizin günahlarınızın bir kısmını bağışlasın. Sizi can yakıp inleten müthiş bir azaptan korusun.'
Ahmet Varol = Ey kavmimiz! Allah'ın davetçisine icabet edin ve ona iman edin ki, (Allah) günahlarınızdan bazılarını bağışlasın ve sizi acıklı azaptan korusun.
Ali Bulaç = "Ey kavmimiz, Allah'a davet edene icabet edin ve O'na iman edin; günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi acı bir azabtan korusun."
Ali Fikri Yavuz = Ey Kavmimiz! Allah’ın davetçisinin davetine uyun ve ona iman getirin ki, (Rabbiniz) bazı günahlarınızı bağışlasın ve sizi acıklı bir azabdan korusun.”
Ali Ünal = “Ey halkımız! Allah’a davet eden bu elçinin davetine uyun ve ona iman edin ki, Allah da (şu ana kadar işlediğiniz) günahlarınızı bağışlasın ve sizi acı bir azaptan korusun.
Bayraktar Bayraklı = “Ey kavmimiz! Allah'ın çağrısına uyunuz ve O'na iman ediniz. O, günahlarınızı affedecek ve âhirette acıklı azaptan koruyacaktır.”
Bekir Sadak = «Ey milletimiz! Allah'a cagirana (Muhammed'e) uyun ve O'na inanin da Allah da sizin gunahlarinizi bagislasin ve sizi can yakici azabdan korusun.»
Celal Yıldırım = Ey kavmimiz I Allah'ın dâvetçisine olumlu cevap verip uyun ve O'na imân edin ki Allah sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi elem verici bir azâbdan korusun.
Cemal Külünkoğlu = “Ey kavmimiz! Allah'ın davetçisine uyun, ona iman edin ki, (Allah) günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi elem dolu bir azaptan kurtarsın!”
Diyanet İşleri (eski) = 'Ey milletimiz! Allah'a çağırana (Muhammed'e) uyun ve O'na inanın da Allah da sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi can yakıcı azabdan korusun.'
Diyanet Vakfi = Ey kavmimiz! Allah'ın davetçisine uyun. Ona iman edin ki Allah da sizin günahlarınızı kısmen bağışlasın ve sizi acı bir azaptan korusun.
Edip Yüksel = 'Ey halkımız, ALLAH'a çağıranı yanıtlayın. O'na inanın ki günahlarınızı bağışlasın ve sizi acı azaptan korusun.'
Elmalılı Hamdi Yazır = Ey kavmımız! Allahın da'vetcisine icâbet edin ve ona iyman getirin ki ba'zı günahlarınıza mağfiret buyursun ve sizi elîm bir azâbdan korusun
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ey kavmimiz, Allah' ın davetçisine uyun ve O'na iman edin ki, bazı günahlarınızı bağışlasın ve sizi acı bir azaptan korusun!»
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ey kavmimiz! Allah'ın davetçisine uyun ve O'na iman edin ki, Allah da sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi acı bir azabdan korusun.»
Gültekin Onan = "Ey kavmimiz, Tanrı'ya davet edene icabet edin ve O'na inanın; günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi acı bir azabtan korusun."
Harun Yıldırım = “Ey kavmimiz, Allah’a davet edene icabet edin ve O’na iman edin; günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi acıklı bir azabtan kurtarsın.”
Hasan Basri Çantay = «Ey kavmimiz, Allahın da'vetcisine icabet edin. Ona îman edin ki (Allah) sizin günahlarınızdan bir kısmını yarlığasın ve sizi çok elem verici bir azâbdan kurtarsın.
Hayrat Neşriyat = 'Ey kavmimiz! Allah’ın da'vetçisine icâbet edin ve ona îmân edin ki (Allah) sizin için günahlarınızdan (bir kısmını) bağışlasın ve sizi (pek) elemli bir azabdan kurtarsın!'
İbni Kesir = Ey kavmimiz: Allah'ın davetçisine uyun. Ona iman edin ki sizin günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi elim bir azabdan kurtarsın.
Kadri Çelik = “Ey Kavmimiz! Allah'a davet edene icabet edin ve ona iman edin ki günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi acıklı bir azaptan güvende kılsın.”
Muhammed Esed = "Ey halkımız! Allah'ın çağrısına uyun ve O'na iman edin: O, (geçmişte işlediğiniz bütün) günahlarınızı affedecek ve (öteki dünyada) sizi acıklı azaptan koruyacaktır.
Mustafa İslamoğlu = Ey kavmimiz! Allah'ın davetine icabet edin ve O'na iman edin (ki), günahlarınızın üzerini çizip sizi bağışlasın ve sizi elim bir azaptan korusun!
Ömer Nasuhi Bilmen = «Ey bizim kavmimiz! Allah'ın dâvetçisine icabet edin ve O'na inanın, sizin için günahlarınızdan mağfirette bulunsun ve sizi elîm bir azabtan kurtarsın,»
Ömer Öngüt = "Ey kavmimiz! Allah'a çağıran (Muhammed'e) uyun ve ona iman edin ki Allah da sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi can yakıcı azaptan korusun. "
Şaban Piriş = -Ey kavmimiz, Allah’ın davetçisine uyun, ona iman edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi acı bir azaptan korusun.
Sadık Türkmen = Ey kavmimiz! Allah’ın davetçisine uyun. O’na inanın ki; O (Allah) da günahlarınızın bir kısmını bağışlasın. Sizi can yakıcı bir azaptan korusun.
Seyyid Kutub = Ey kavmimiz, Allah'ın davetçisine uyun ve O'na inanın ki Allah günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi, acı bir azabdan korusun.
Suat Yıldırım = "Ey milletimiz! Allah yoluna dâvet eden bu elçinin çağrısını kabul ve ona iman edin ki Allah da sizin günahlarınızı affetsin ve gayet acı bir azaptan sizi kurtarsın.
Süleyman Ateş = "Ey kavmimiz, Allâh'ın da'vetçisine uyun ve O'na inanın ki (Allâh) günâhlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi, acı azâbdan korusun."
Tefhim-ul Kuran = «Ey Kavmimiz, Allah'a davet edene icabet edin ve ona iman edin; günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi acıklı bir azabtan korusun.»
Ümit Şimşek = 'Ey kavmimiz! Allah'a çağıran davetçiye uyun ve ona iman edin ki, Allah da günahlarınızı bağışlasın ve sizi acı bir azaptan kurtarsın.'
Yaşar Nuri Öztürk = "Ey toplumumuz! Allah'ın davetçisine uyun, ona iman edin ki Allah, günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi acıklı bir azaptan korusun!"
İskender Ali Mihr = Ey kavmimiz! Allah’ın davetçisine icabet edin. Ve O’na îmân edin ki, sizin günahlarınızı bağışlasın ve mağfiret etsin (sevaba çevirsin). Ve sizi elîm azaptan korusun.
İlyas Yorulmaz = Ey kavmimiz! Allah’a çağıran o elçinin çağrısına icabet edin ve O Allah’a inanın ki, size hatalarınızı bağışlasın ve acı veren bir azaptan sizi korusun. ”