Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Diyanet İşleri = Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Çalışıp çabalarlar, zahmete girip yorulurlar.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Abdullah Parlıyan = Dünyada çalışmış çabalamış her türlü zahmetlere katlanıp boşuna yorulmuşlardır.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Adem Uğur = Durmadan çalışır, (fakat boşuna) yorulur,

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Ahmed Hulusi = (Örf - âdet olarak) çalışmış (ibadet etmiş) boşa yorulmuş!

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Ahmet Tekin = Gayrete gelmişlerdir, zahmet çekmektedirler, boşuna yorulurlar.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Ahmet Varol = Çalışmış, yorulmuştur.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Ali Bulaç = Çalışmış, boşuna yorulmuştur.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Ali Fikri Yavuz = Çalışmış, fakat boşuna yorulmuştur.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Ali Ünal = (Sadece dünya için) çalışmış, dolayısıyla o gün eli boş kalmış olmaktan dolayı bitkin mi bitkin.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Bayraktar Bayraklı = (2-7) O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek. Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Bekir Sadak = Zor isler altinda bitkin dusmustur.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Celal Yıldırım = Çalışıp didinmiş, boşuna yorulup bitkin düşmüştür.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Cemal Külünkoğlu = Zor işler altında bitkin düşmüştür.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Diyanet İşleri (eski) = Yorgundur, bitkin mi bitkindir!

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Diyanet Vakfi = (2-7) O gün bir takım yüzler zelildir, durmadan çalışır, (fakat boşuna) yorulur, kızgın ateşe girer. Onlara kaynar su pınarından içirilir. Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur, o ise ne besler ne de açlığı giderir.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Edip Yüksel = Çalışmıştır, yorgun düşmüştür.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Çalışmış fakat boşuna yorulmuştur

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Çalışmış, fakat boşuna yorulmuştur.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Çalışmış, yorulmuştur.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Gültekin Onan = Çalışmış, boşuna yorulmuştur.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Harun Yıldırım = Çalışmış, boşuna yorulmuştur.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Hasan Basri Çantay = Yorucu işler yapandır.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Hayrat Neşriyat = (Meşakkat içinde) çalışmış, yorgun!

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 İbni Kesir = Zor işler altında bitkin düşmüştür.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Kadri Çelik = Zor işlerde bulunmuş, bitkin düşmüştür.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Muhammed Esed = (günahın yükü altında) bitkin düşmüş, (korku ile) sarsılmış,

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Mustafa İslamoğlu = işi bitmiş, eli kolu dökülmüştür;

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (3-4) Çalışmış, yorgun kalmıştır. Son derece sıcak bir ateşe girecektir.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Ömer Öngüt = Çalışmış fakat boşuna yorulmuştur.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Şaban Piriş = Çalışmış, boşa yorulmuş,

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Sadık Türkmen = Çalışmış, boşuna yorulmuş!

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Seyyid Kutub = Zor işler altında bitkin düşmüştür.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Suat Yıldırım = Yorgundur, bitkin mi bitkindir!

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Süleyman Ateş = Çalışır, yorulur.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Tefhim-ul Kuran = Çalışmış, boşuna yorulmuştur.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Ümit Şimşek = Yorulmuştur, bitkindir.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Çalışmış, boşa yorulmuştur.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 İskender Ali Mihr = Yorucu işler yapan.

âmiletun

  Gâşiye / 3 -

 İlyas Yorulmaz = Çünkü (dünyada) yaptıklarından dolayı payına düşeni almıştır.

kâmiletun

  Bakara / 196 -

 Diyanet İşleri = Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve Allah’ın cezasının çetin olduğunu bilin.

kâmiletun

  Bakara / 196 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Haccı ve umreyi de Allah için tamamlayın. Tamamlayamayacaksanız gücünüz yettiği kadar bir şey kurban edin ve kurbanı, yerinde boğazlayıncaya dek başınızı tıraş ettirmeyin. İçinizde hasta olan, başında bir eziyet bulunan varsa tıraş olur ve karşılığında oruç tutar, sadaka verir, yahut kurban keser. Sonra emin oldunuz, muktedir bulundunuz mu hac zamanına dek umre yapmak isteyen, gücü neye yeterse kurban eder. Buna imkân bulamayan üç gün hacda, yedi gün de dönünce oruç tutar, işte bu, tam on gündür. Bu da ayali Mescid-i Harâm'da olmayan içindir. Allah'tan sakının ve bilin ki şüphe yok, Allah'ın azâbı çok şiddetlidir.

kâmiletun

  Bakara / 196 -

 Abdullah Parlıyan = Hac ve umreyi de Allah için tam yapın. Fakat hac ve umre yapmaktan alıkonulursanız, gücünüzün yeteceği bir kurbanı kurban yerine gönderin. Kurban, yerini buluncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. Ama içinizden, hasta olan yahut başında rahatsızlık olan kimse bu yüzden daha önce traş olursa, oruç tutarak veya sadaka vererek veya kurban keserek özrünü karşılayacak bir şey yapmalıdır. Sağlıklı ve emniyette olduğunuzda, hac vaktinden önce umre yapan, gücünün yeteceği bir kurban kessin. Kurbanı bulamayan veya almaya gücü yetmeyen kimse ise, hac sırasında üç gün, döndükten sonra da yedi gün, yani tam on gün oruç tutsun. Bütün bunlar Mescidi Haram etrafında yaşamayanlar içindir. Yolunuzu Allah'ın kitabıyla bulun ve iyi bilin ki, Allah'ın cezası pek şiddetlidir.

kâmiletun

  Bakara / 196 -

 Adem Uğur = Haccı ve umreyi Allah için tam yapın. Eğer (bunlardan) alıkonursanız kolayınıza gelen kurbanı gönderin. Kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. Sizden her kim hasta olursa yahut başından bir rahatsızlığı varsa, oruç veya sadaka veya kurban olmak üzere fidye gerekir. (Hac yolculuğu için) emin olduğunuz vakit kim hac günlerine kadar umre ile faydalanmak isterse, kolayına gelen bir kurban kesmek gerekir. Kurban kesmeyen kimse hac günlerinde üç, memleketine döndüğü zaman yedi olmak üzere oruç tutar ki, hepsi tam on gündür. Bu söylenenler, ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir. Allah'tan korkun. Biliniz ki Allah'ın vereceği ceza ağırdır.

kâmiletun

  Bakara / 196 -

 Ahmed Hulusi = Haccı da umreyi de Allâh için tamamlayın. (Bunu yapmaktan) engellenirseniz hediye kurban da yeterlidir. Kurbanınız kesilene kadar başınızı tıraş etmeyin. İçinizden kim hasta olursa ya da başında (hacca engel) bir sıkıntısı olursa, oruç yahut sadaka veya kurban diyet gerekir. (Engelleme kalktığında) emin olduğunuzda kim hacca kadar umreyi yaşamak, yararlanmak isterse, kolayına gelen bir hediye kurbanı kessin. Fakat bulamayana hac günlerinde üç, döndükten sonra da yedi olmak üzere on gün oruç gerekir. Bunlar ailesi (yerleşim alanı) Mescid-i Haram civarı olmayanlar içindir. Allâh'a karşı gelmekten korunun. Ve iyi bilin ki Allâh, hak edilen karşılığı şiddetle verir.

kâmiletun

  Bakara / 196 -

 Ahmet Tekin = Başladığınız Hac ve Umreyi de Allah için tamamlayın. İhramdan sonra, mücbir, zorunlu bir sebeple hac ve umreden alıkonursanız kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Kurban, yerine ulaşıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin.Sizden kim hasta olur, yahut başında traş olmayı gerektirecek haşerat oluşur, traş olmak zorunda kalırsa, onun oruç tutması veya imanda sadakatin ve kemalin ifadesi olan sadaka veya kurban cinsinden bir fidye vermesi gerekir.Hac yolculuğu için sağlıklı ve emniyette olduğunuz vakit, kim hac günlerine kadar umre ile sevap kazanmak isterse, kolayına gelen bir kurban kesmesi gerekir. Kurban bulamayan kimse, üç gün hacda, yedi gün de, döndüğünde olmak üzere tam on gün oruç tutmalıdır. Bu hüküm, ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir.Allah’a sığınıp emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Bilin ki Allah, çiğnenen yasaklarına denk, size âdil ceza verme gücüne sahiptir.

kâmiletun

  Bakara / 196 -

 Ahmet Varol = Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın. Eğer alıkonulursanız kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Gönderdiğiniz kurban yerine ulaşıncaya kadar saçlarınızı traş etmeyin. Hasta olan veya başından bir rahatsızlığı olan (bundan dolayı traş olan) kimsenin üzerine ya oruç, ya sadaka veya kurban olarak fidye gerekir. Güvene kavuştuğunuz zaman, her kim hacca kadar umre ile yararlanmak isterse kolayına gelen bir kurban kesmesi gerekir. [40] Kim (kurban kesme imkanı) bulamazsa üç gün hacc esnasında yedi gün de döndükten sonra oruç tutması gerekir. Böylece tam on gün oruç tutar. Bu hüküm ailesi Mescidi Haram yakınında oturmayanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah'ın cezası pek şiddetlidir.

kâmiletun

  Bakara / 196 -

 Ali Bulaç = Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve buna benzer nedenlerle) kuşatılırsanız, artık size kolay gelen kurban(ı gönderin). Kurban yerine varıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. Kim sizden hasta ise veya başından şikayeti varsa, onun ya oruç ya sadaka veya kurban olarak fidye (vermesi gerekir). Güvenliğe kavuşursanız, hacca kadar umre ile yararlanmak isteyene, kolayına gelen bir kurban(ı kesmek gerekir). Bulamayana da, hacc'da üç gün, döndüğünüzde yedi (gün) olmak üzere, bunlara, tamı tamına on (gün) oruç vardır. Bu, ailesi Mescid-i Haram'da olmayanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah, muhakkak cezası pek çetin olandır.

kâmiletun

  Bakara / 196 -

 Ali Fikri Yavuz = Haccı da, umreyi de Allah için farz ve sünnetleriyle tam yapın. Fakat, herhangi bir sebeple bunlardan alıkonursanız kurbandan (deve, sığır ve davardan) sizin için hangisi kolaysa o vâcib olur; ve kurban mahalli olan Mina’ya varıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. İçinizden hasta veya başından eziyeti olup bundan ötürü traş olan kimseye üç gün oruç, ya altı fakire birer fitre sadaka, yahut bir kurban kesmekle fidye vermek vâcip olur. Hastalık ve yol tehlikesi gibi engellerden emin olduğunuz vakit de, kim umresini bitirip ondan faydalanarak haccı yaparsa, kolayına gelen bir kurban kesmek vâcip olur. Fakat kesecek kurban bulunamazsa veya buna gücü yetmezse, ona hac günlerinde üç gün, vatanına döndüğü zaman yedi gün ki, tam on gün oruç tutmak vâcip olur. Bu hüküm, Mescid-i Harâm’da oturmayanlar içindir. Allah’tan korkun (hac ahkâmını koruyun) ve bilin ki, Allah’ın azâbı cidden çok şiddetlidir.

kâmiletun

  Bakara / 196 -

 Ali Ünal = Hac’cı ve Umre’yi Allah için tamamlayın. Fakat ihrama girdikten sonra mecburî herhangi bir sebeple tamamlayamamışsanız, bu takdirde (en azı bir koyun veya keçi olmak üzere) kolayınıza gelen kurbanlığı (Haremi Şerif’e) gönderin. Kurban, yerine varıp da kesilmeden önce (ihramdan çıkmak için) başlarınızı tıraş etmeyiniz. Bununla birlikte, kim (tıraşa muhtaç olacak derecede) hastalanır veya başında eziyet veren bir hâl bulunur da (vaktinden önce başını tıraş ederse), fidye olarak ya oruç tutsun, ya sadaka versin veya kurban kessin. (Hac’cı ve Umre’yi tamamlamaya manî sebep ortadan kalkar veya böyle bir sebep hiç bulunmaz da) emniyet ve genişlik içinde olursanız, bu takdirde kim Umre ile Hac’cı birlikte yaparsa, kurbanlıklardan kolayına geleni kessin. Kim de kesecek kurbanlık bulamazsa, onun üç gün Hac’da, yedi gün de Hac’dan döndüğünüzde oruç tutması gerekir ki, tamamı on gün oruçtur. Bu hüküm, Mescidi Haram çevresinde oturmayıp (dışarıdan gelen ve Mekke’ye ihramsız girmeleri caiz olmayanlar) içindir. (Bilhassa Hac’cın hükümlerini yerine getirmede) Allah’tan, O’nun emirlerine ve yasaklarına riayetsizlikten sakının ve bilin ki Allah, cezalandırması pek çetin olandır.