Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Diyanet İşleri = Korkanların içinden Allah’ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: “Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz galiplersiniz. Eğer mü’minler iseniz, yalnızca Allah’a tevekkül edin.”

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İçlerinden, korkan ve Allah tarafından nîmetlere mazhar olmuş bulunan iki kişi, kapıdan girip saldırın üstlerine demişti; oraya girerseniz şüphe yok ki üst olursunuz siz ve ancak Allah'a dayanın inanmışsanız.

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Abdullah Parlıyan = Bunun üzerine, Allah'ın nimet verdiği ve Allah'tan korkan iki kişi: “Onların üzerine kapıdan girin” dediler. “Çünkü, unutmayın siz oraya girerseniz, mutlaka galip geleceksiniz ve eğer gerçek mü'minler iseniz, Allah'a güven duymalısınız.”

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Adem Uğur = Korkanların içinden Allah'ın kendilerine lütufda bulunduğu iki kişi şöyle dedi: Onların üzerine kapıdan girin; oraya bir girdiniz mi artık siz zaferi kazanmışsınızdır. Eğer müminler iseniz ancak Allah'a güvenin.

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Ahmed Hulusi = Korktukları toplum içinden gelen Allâh'ın in'amda bulunduğu iki adam şöyle dedi: "Onların üzerine kapıdan girin. . . Ona girdiğinizde artık muhakkak ki siz galiplersiniz. . . Eğer iman edenler iseniz Allâh'a tevekkül edin (hakikatinizdeki El Vekiyl isminin özelliğinin, gereğini yerine getireceğine iman edin). "

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Ahmet Tekin = Korkanlar arasından, Allah’ın kendilerine lütufta bulunduğu iki cesur insan;'Kapılardan, şehrin giriş noktalarından ansızın onların üzerine varın. Eğer o taraftan varırsanız mutlaka galip geleceksiniz. Eğer gerçekten mü’minseniz Allah’a dayanıp, güvenin, gerisini ona havale edin.' dedi.

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Ahmet Varol = Allah'tan korkanlardan, Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi: 'Onların üzerine kapıdan girin. Oradan girerseniz siz üstün gelirsiniz. Eğer gerçekten iman etmiş iseniz Allah'a güvenin' dedi.

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Ali Bulaç = Korkanlar arasında olup da Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi: "Onların üzerine kapıdan girin. Girerseniz, şüphesiz sizler galibsiniz. Eğer mü'minlerdenseniz, yalnızca Allah'a tevekkül edin." dedi.

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah’dan korkanlardan, Allah’ın kendilerine ihsan ettiği iki adam şöyle dedi: “- Zâlimlerin şehrine ait kapıdan girin. Oraya girince muhakkak galibsiniz. Artık gerçek müminlerseniz Allah’a tevekkül edin.”

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Ali Ünal = Allah’ın cezalandırmasından, O’nun buyruklarına uymamaktan korkan ve Allah’ın kendilerine iman, sıdk ve yakîn bahşettiği iki yiğit ortaya atılıp dediler ki: “Şehrin kapısını zaptedip, üzerlerine varın. Bir kere içeri girip de üzerlerine vardınız mı, galip taraf muhakkak sizsiniz demektir. Ve, Allah’a güvenip dayanın eğer gerçekten mü’ min iseniz.”

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Bayraktar Bayraklı = Korkanların içinden Allah'ın kendilerine lütufta bulunduğu iki kişi şöyle dedi: “Onların üzerine kapıdan giriniz; oraya bir girdiniz mi artık siz zaferi kazanmışsınızdır. Eğer müminler iseniz sadece Allah'a güveniniz.”

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Bekir Sadak = Korkanlar arasinda bulunan, Allah'in nimete erdirdigi iki adam: «Ustlerine kapidan yuruyun, oradan girerseniz suphesiz galip gelirsiniz; eger inaniyorsaniz Allah'a guvenin» demislerdi.

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Celal Yıldırım = (İlâhi buyruğa uymamaktan) korkup Allah'ın kendilerine (sağlam bir imân ve irfan) nîmetini sunduğu iki adam (çıkıp) dediler ki: «Onların üzerine kapıdan giriş yapın; bir defa girdiniz mi artık şüpheniz olmasın ki siz üstünsünüzdür. Eğer inanmış kişilerseniz Allah'a güvenip dayanın.»

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Cemal Külünkoğlu = (Bunun üzerine) Allah'ın nimetine mazhar olan ve (O'na karşı) sorumluluk bilinciyle yaşayanlardan iki kişi: “Onların üzerine kapıdan girin!” dediler. “Unutmayın, siz oraya girerseniz galip geleceksiniz! Ve eğer gerçekten inanıyorsanız Allah'a güvenmelisiniz!”

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Diyanet İşleri (eski) = Korkanlar arasında bulunan, Allah'ın nimete erdirdiği iki adam: 'Üstlerine kapıdan yürüyün, oradan girerseniz şüphesiz galip gelirsiniz; eğer inanıyorsanız Allah'a güvenin' demişlerdi.

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Diyanet Vakfi = Korkanların içinden Allah'ın kendilerine lütufda bulunduğu iki kişi şöyle dedi: Onların üzerine kapıdan girin; oraya bir girdiniz mi artık siz zaferi kazanmışsınızdır. Eğer müminler iseniz ancak Allah'a güvenin.

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Edip Yüksel = Korku duyanların arasında, ALLAH'ın kendisine nimet verdiği iki kişi, 'Üstlerine kapıdan yürüyün. Kapıdan girerseniz kesinlikle siz yeneceksiniz. İnanıyorsanız ALLAH'a güvenin,' dedi.

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Onların, o korktukları kimselerden Allahın ni'metini iymanına kavuşturduğu iki er çıktı dedi ki «üzerlerine hücum edin kapıyı tutun bir kerre ona girdiniz mi muhakkak galibsinizdir, haydin Allaha mütevekkil olun gerçekten mü'minlerseniz.»

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah'ın her ikisine de nimet verdiği, Allah'a karşı gelmekten korkan iki er çıkıp şöyle söyledi: «Onlara kapıdan hücum edin, kapıyı tutun, oraya bir kez girdiniz mi kesinlikle galipsiniz, haydi Allah'a dayanın, gerçekten inanan kimselerseniz!»

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah'tan korkan ve Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle dedi: «Onların üzerlerine kapıdan girin. Oradan girerseniz muhakkak galip gelirsiniz. Eğer layıkıyla inanıyorsanız yalnız Allah'a dayanın.»

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Gültekin Onan = Korkanlar arasında olup da Tanrı'nın kendilerine nimet verdiği iki kişi: "Onların üzerine kapıdan girin. Girerseniz, kuşkusuz sizler galibsiniz. Eğer inançlılarsanız yalnız Tanrı'ya tevekkül edin" dedi.

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Harun Yıldırım = Korkan kimselerden Allah’ın kendilerine nimet verdiği iki adam da dedi ki: “Onların üzerine kapıdan girin oradan girdiğiniz takdirde şüphesiz siz galiplersiniz. Mü’minler iseniz ancak Allah’a tevekkül edin!”

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Hasan Basri Çantay = (Peygamberlerine muhaalefetden) korkmakda olan kimselerden Allahın, kendilerine (İslâm) ni'met (ini) ihsan etdiği iki er. «Onların üzerine (şehrin) kapı (sın) dan girin. (Bir kerre) ona girdiniz mi hiç şübhesiz ki siz gaalibsiniz. Artık ancak Allaha güvenib dayanın, (gerçekden) îman etmiş kimselerseniz» dedi.

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Hayrat Neşriyat = (Allah’dan) korkanlardan, Allah’ın kendilerine ni'met verdiği (emre uymayı nasîb ettiği) iki adam (Yûşa' ile Kâleb) şöyle dedi: 'Onların üzerine (şehrin) kapı(sın)dan girin! İşte oraya bir girdiniz mi, artık şübhesiz siz galib kimselersinizdir; artık (gerçekten)mü’minler iseniz, o hâlde ancak Allah’a tevekkül edin!'

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 İbni Kesir = Korkanlar arasında bulunan, Allah'ın nimetine erdirdiği iki adam demişlerdi ki: Onların üstlerine kapıdan yürüyün, oraya girerseniz; muhakkak siz, galiblersiniz. Şayet mü'minlerseniz; Allah'a tevekkül edin.

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Kadri Çelik = (Allah'tan) Korkanlardan olup da Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi, “Üstlerine kapıdan yürüyün, oradan girerseniz şüphesiz galip gelirsiniz; eğer iman etmişseniz Allah'a güvenin” demişlerdi.

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Muhammed Esed = (Bunun üzerine) Allahın nimetine mazhar olan ve (Ondan) korkanlar arasından iki kişi: "Onların üzerine kapıdan gidin!" dediler, "Çünkü, unutmayın, siz oraya girerseniz galip geleceksiniz! Ve eğer (gerçek) müminler iseniz Allaha güven duymalısınız!"

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Mustafa İslamoğlu = Allah'ın lutfuna mazhar olan ve O'ndan korkanlar arasından iki kişi, "Onların üzerine (mertçe) kapıdan gidin!" dediler; "zira unutmayın, siz oraya girerseniz galip geleceksiniz. Eğer gerçek mü'minlerseniz, artık yalnızca Allah'a dayanmak zorundasınız."

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Kendilerine Allah Teâlâ'nın in'amda bulunmuş olduğu korkanlardan iki er dedi ki: «Onların üzerlerine kapıdan giriveriniz, siz ona girdiğiniz zaman şüphe yok ki, galiplersiniz. Artık siz mü'min kimseler iseniz Allah Teâlâ'ya tevekkül ediniz.»

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Ömer Öngüt = (Allah'tan) korkan ve Allah'ın kendilerine lütufta bulunduğu kimselerden iki adam şöyle dediler: “O zorbaların üzerlerine kapıdan yürüyün! Oradan girince muhakkak galip gelirsiniz. Eğer inanıyorsanız, ancak Allah'a tevekkül ediniz. ”

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Şaban Piriş = Korkanlar arasında bulunan Allah’ın nimete erdirdiği iki adam: -Üstlerine kapıdan yürüyün, oradan girerseniz, muhakkak galip gelirsiniz. Eğer, mümin iseniz Allah’a güvenin, demişlerdi.

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Sadık Türkmen = Korkanların içinden, Allah’ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: “Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz galiplersiniz. Eğer müminler iseniz yalnızca Allah’a tevekkül edin.”

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Seyyid Kutub = Allah'tan korkan ve O'nun nimetine ermiş iki kişi dedi ki; «Onların üzerine şehrin kapısından yürüyünüz. Kapıdan içeri girince onları yendiniz demektir. Eğer müminseniz sırf Allah'a dayanınız.»

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Suat Yıldırım = Allah’ın buyruğuna uymamaktan korkan ve Allah’ın kendilerine iman ve yakin nimeti ihsan ettiği iki yiğit çıkıp dediler ki:"Üzerlerine hücum edin, kapıyı tutun. Kapıyı tutup da dışarıda savaş meydanına çıkmalarını önlediniz mi muhakkak siz galipsinizdir. İmanınızda samimî iseniz yalnız Allah’a dayanın."

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Süleyman Ateş = (Allah'tan) korkanlardan Allâh'ın ni'met verdiği iki adam dedi ki; "Onların üzerine kapıdan girin, eğer kapıdan girerseniz, muhakkak ki siz gâlib gelirsiniz. Haydi eğer inanıyorsanız Allah'a dayanın!"

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Tefhim-ul Kuran = Korkanlar arasında olup da Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi: «Onların üzerine kapıdan girin. Ona girerseniz, şüphesiz sizler galibsiniz. Eğer mü'minlerdenseniz, yalnızca Allah'a tevekkül edin.» dedi.

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Ümit Şimşek = Allah'tan korkanlardan, Onun nimetine ermiş iki adam dedi ki: 'Onların üzerine kapıdan girin. Siz oraya girdiniz mi onları yenmişsiniz demektir. Mü'min iseniz yalnız Allah'a tevekkül edin.'

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 Yaşar Nuri Öztürk = İçine ürperti düşenlerden, Allah'ın nimet verdiği iki adam dedi ki: "Onların içine kapıdan girin. Oraya girdiğinizde galip geleceksiniz. Eğer inananlar iseniz yalnız Allah'a güvenin."

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 İskender Ali Mihr = Allah’ın kendilerine nimet verdiği, korkanların arasından iki adam şöyle dedi; “Onların üzerlerine kapıdan girin, böylece oradan (kapıdan) girdiğiniz zaman muhakkak ki siz gâlip gelirsiniz. Eğer mü’minseniz, artık Allah’a tevekkül edin (Allah’a güvenin).”

fe inne-kum gâlibûne

  Mâide / 23 -

 İlyas Yorulmaz = Daha önce kendilerine nimet verdiklerimizden ve (Rablerinden) korkanlardan iki kişi onlara “ Şu kapıdan girip, onlara baskın yapın, Eğer oradan girerseniz onlara galip gelirsiniz. Eğer inanıyorsanız. Allah’a güvenip dayanın” dediler.

e inne-kum

  En’âm / 19 -

 Diyanet İşleri = De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” De ki: “Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur’an bana, onunla sizi ve eriştiği herkesi uyarayım diye vahyolundu. Gerçekten siz mi Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna şahitlik ediyorsunuz?” De ki: “Ben şahitlik etmem.” De ki: “O, ancak tek bir ilâhtır ve şüphesiz ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”

e inne-kum

  En’âm / 19 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: En büyük tanıklık nedir, hangisidir? De ki: Allah, gerçek tanıktır benimle sizin aranızda ve bana bu Kur'ân, sizi ve kime ulaşırsa onu korkutmam için vahyedildi. Siz, Allah'la berâber tapılacak başka bir mâbud olduğuna mı tanıklık ediyorsunuz? De ki: Ben tanıklık etmem. De ki: O, ancak tek mabuttur ve benim, sizin ona eş tuttuklarınızla hiçbir ilgim yok.

e inne-kum

  En’âm / 19 -

 Abdullah Parlıyan = De ki: Şahitlik yönünden hangi şey daha büyüktür? De ki: Benimle sizin aranızda Allah şahittir. Bu Kur'ân bana vahyolundu ki, O'nunla sizi ve o'nun ulaştığı herkesi uyarayım. Siz gerçekten Allah ile beraber başka ilahlar olduğuna şahitlik ediyor musunuz? “Ben şahitlik etmem” de. O, ancak tek ve gerçek ilahtır; ve bakın, sizin yaptığınız gibi Allah'tan başka şeylere ilahlık yakıştırmaktan ben uzağım.

e inne-kum

  En’âm / 19 -

 Adem Uğur = De ki: Hangi şey şahadetçe en büyüktür? De ki: (Hak peygamber olduğuma dair) benimle sizin aranızda Allah şahittir. Bu Kur'an bana, kendisiyle sizi ve ulaştığı herkesi uyarmam için vahyolundu. Yoksa siz, Allah ile beraber başka tanrılar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz? De ki: "Ben buna şahitlik etmem." "O ancak bir tek Allah'tır, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden kesinlikle uzağım" de.

e inne-kum

  En’âm / 19 -

 Ahmed Hulusi = De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?". . . De ki: "Benimle sizin arasında Allâh şahittir. . . Bana vahyolan şu Kur'ân ile sizi ve ulaştığı (her) kişiyi uyarırım. . . Siz gerçekten Allâh yanı sıra başka ilâhlar bulunduğuna şahit misiniz?". . . De ki: "Ben (buna) şahitlik edemem". . . De ki: "O Ulûhiyet, TEK'tir ve doğrusu ben, sizin ortak koştuğunuz şeylerden berîyim. "

e inne-kum

  En’âm / 19 -

 Ahmet Tekin = 'Hangi ehil şâhit, hangi sağlam belge Allah’ın birliği, benim peygamberliğim ve doğruluğum konusunda daha büyük ve kabul edilmeye daha lâyık bir şâhittir?' de.'Benimle sizin aranızdaki konularda Allah şâhittir. Bu Kur’ân bana vahyolundu. Bununla hem sizi, hem de, sizden sonra, Kur’ân’ın kendisine ulaştığı herkesi uyarıyorum. Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna, siz gerçekten şâhitlik eder misiniz?' de. 'Ben buna şâhitlik etmem' de.'O, kesinlikle bir tek ilâhtır. Ben sizin, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden tamamen uzağım' de.

e inne-kum

  En’âm / 19 -

 Ahmet Varol = De ki: 'Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?.' De ki: 'Benimle sizin aranızda Allah şahittir. Bu Kur'an sizi ve onun ulaştığı kimseleri uyarmam için bana vahyedildi. Allah'la birlikte başka ilahların bulunduğuna siz mi şahitlik ediyorsunuz?.' 'Ben buna şahitlik etmem' de. 'O, ancak tek bir ilahtır ve ben sizin eş koştuklarınızdan uzağım' de.

e inne-kum

  En’âm / 19 -

 Ali Bulaç = De ki: "Şahidlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahiddir. Sizi -ve kime ulaşırsa- kendisiyle uyarmam için bana şu Kur'an vahyedildi. Gerçekten Allah'la beraber başka ilahların da bulunduğuna siz mi şahidlik ediyorsunuz?" De ki: "Ben şehadet etmem." De ki: O, ancak bir tek olan ilahtır ve gerçekten ben, sizin şirk koşmakta olduklarınızdan uzağım.

e inne-kum

  En’âm / 19 -

 Ali Fikri Yavuz = De ki: “- Şâhid olmak bakımından hangi şey en büyüktür?” (Cevab vermezlerse) de ki: “- Allah, benimle sizin aranızda , şâhiddir ve bana şu KUR’AN vahyolundu ki, onunla, hem sizi, hem de kime ulaşırsa onu korkutayım. Allah’la beraber başka ilâhlar olduğuna hakikaten siz mi şâhidlik ediyorsunuz?” Ben, buna şâhidlik etmem, de. De ki: “- O, yalnız bir tek İlâh’dır ve ben de, O’na eş koştuğunuz put’lara ibadet etmekten berîyim.”

e inne-kum

  En’âm / 19 -

 Ali Ünal = De ki: “Neyin, kimin şahitliği en geçerli, en önemlidir?” De: “Allah, benimle sizin aranızda şahittir ve bana, sizi ve ulaştığı herkesi kendisiyle uyarmam için bu Kur’ ân vahyolunuyor.” (Ey müşrikler!) Siz mi gerçekten Allah ile birlikte başka ilâhlar bulunduğuna şahitlik ediyorsunuz? (Rasûlüm,) sen, “Ben böyle bir şeye şahit değilim!” de. Yine de: “O, ancak tek bir ilâhtır ve ben, sizin O’na ortak koşmanızdan da, koştuğunuz ortaklardan da bütünüyle uzağım.”