Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
en a’bude allâhe
Diyanet İşleri = Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilen Kur’an ile sevinirler. Fakat (senin aleyhinde olan) gruplardan onun bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: “Ben ancak Allah’a kulluk etmek ve O’na ortak koşmamakla emrolundum. Ben yalnız O’na çağırıyorum ve dönüşüm de yalnız O'nadır.”
en a’bude allâhe
Abdulbaki Gölpınarlı = Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilen şeyden dolayı sevinirler ve bölükler içinde onun bir kısmını inkâr edenler de var. De ki: Bana, Allah'a kulluk etmem ve ona şirk koşmamam emredildi. Ona dâvet etmedeyim, sonucu dönüp varacağım yer de onun tapısıdır.
en a’bude allâhe
Abdullah Parlıyan = Kendilerine kitap verdiğimiz kimselerden sana inananlar, sana indirdiğimizden dolayı, dünyada doğru yolu gösterdiği, ahirette de ebedi mutluluğu vaat ettiği için sevinirler; fakat müslümanlara karşı birleşen guruplar içinde, o Kur'ân'ın bir kısmını inkâr edenler de vardır. Ey peygamber! Onlara de ki: “Ben yalnızca, Allah'a kulluk etmekle ve O Allah'tan başkasına tanrısal güçler yakıştırmamakla emrolundum. Bütün insanlığı O'na çağırıyorum ve dönüşüm de O'nadır.”
en a’bude allâhe
Adem Uğur = Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilene (Kur'an'a) sevinirler. Fakat (senin aleyhinde birleşen) guruplardan onun bir kısmını inkâr eden de vardır. De ki: "Bana, sadece Allah'a kulluk etmem ve O'na ortak koşmamam emrolundu. Ben yalnız O'na çağırıyorum ve dönüş de yalnız O'nadır.
en a’bude allâhe
Ahmed Hulusi = Kendilerine (önceden) Kitap (hakikat BİLGİsi) verdiklerimiz, sana inzâl olunan ile sevinç duyarlar. . . Onlardan bazıları ise, Onun bir kısmını inkâr ederler. . . De ki: "Ben yalnızca Allâh'a kulluk etmekle ve O'na şirk koşmamakla hükmolundum. . . Davetim O'nadır ve dönüşüm O'na!"
en a’bude allâhe
Ahmet Tekin = Kendilerine verdiğimiz kutsal kitapların hükmünce amel edenler, sana indirilene, Kur’ân’a sevinirler. Senin aleyhinde birleşen gruplardan Kur’ân’ın bir kısmını inkâr eden de vardır.'Bana, ancak Allah’ı ilâh tanımam, candan müslüman olarak Allah’a bağlanmam, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet etmem, ilahlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında O’na ortak koşmamam emrolundu. Ben yalnız O’na dâvet ediyorum. Hesap vermek üzere yalnız O’nun huzuruna götürüleceksiniz.' de.
en a’bude allâhe
Ahmet Varol = Kendilerine kitap verdiklerimiz sana indirilenle sevinirler. Fakat (aleyhteki) gruplardan onun bir kısmını inkâr edenler vardır. De ki: 'Ben sadece Allah'a ibadet etmek ve O'na ortak koşmamakla emrolundum. Ben yalnız O'na çağırırım ve dönüşüm de O'nadır.'
en a’bude allâhe
Ali Bulaç = Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilen dolayısıyla sevinirler; fakat (müslümanların aleyhinde birleşen) gruplardan, onun bazısını inkâr edenler vardır. De ki: "Ben, yalnızca Allah'a kulluk etmek ve O'na ortak koşmamakla emrolundum. Ben ancak O'na davet ederim ve son dönüşüm O'nadır."
en a’bude allâhe
Ali Fikri Yavuz = Kendilerine kitap verdiklerimizden iman edenler, sana indirilen bu Kur’ân ile ferah duyuyorlar. Düşmanlıklarından ötürü Peygamberin aleyhinde hizibleşenlerden Kur’ân’ın bir kısmını inkâr eden de var. (Ey Rasûlüm), de ki: “- Ben yalnız Allah’a ibadet etmekle ve ona ortak koşmamakla emrolundum; ancak ona davet ederim ve dönüp varışım da ancak onadır.”
en a’bude allâhe
Ali Ünal = Kendilerine kitap verdiğimiz kimselerden sana inananlar, sana indirdiğimizden dolayı, dünyada doğru yolu gösterdiği, ahirette de ebedi mutluluğu vaat ettiği için sevinirler; fakat müslümanlara karşı birleşen guruplar içinde, o Kur'ân'ın bir kısmını inkâr edenler de vardır. Ey peygamber! Onlara de ki: “Ben yalnızca, Allah'a kulluk etmekle ve O Allah'tan başkasına tanrısal güçler yakıştırmamakla emrolundum. Bütün insanlığı O'na çağırıyorum ve dönüşüm de O'nadır.”
en a’bude allâhe
Bayraktar Bayraklı = Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler sana indirilene sevinirler. Fakat gruplardan onun bir kısmını inkâr eden de vardır. De ki: “Bana, sadece Allah'a kulluk etmem ve O'na ortak koşmamam emrolundu. Ben yalnız O'na çağırıyorum ve dönüş de yalnız O'nadır.”
en a’bude allâhe
Bekir Sadak = Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilenden memnun olurlar. Karsi guruplar icinde ise, onun bir kismini inkar edenler vardir. De ki: «Ben ancak Allah'a kulluk etmekle ve O'na asla ortak kosmamakla emrolundum. Hepinizi ancak O'na cagiriyorum ve donusum O'nadÙr.»
en a’bude allâhe
Celal Yıldırım = Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilen şey (Kur'ân) ile sevinirler. (İslâm aleyhine birleşen) gruplardan kimi onun bir kısmını inkâr eder; de ki: Ben ancak Allah'a kulluk etmek ve O'na ortak koşmamakla emrolundum. Ancak O'na davet ederim ve dönüşüm de O'nadır.
en a’bude allâhe
Cemal Külünkoğlu = Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilen (Kur'an) ile sevinirler. Fakat (senin aleyhinde olan) gruplardan onun bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: “Ben, yalnızca Allah'a kulluk etmekle ve O'na ortak koşmamakla emrolundum. Ben ancak O'na davet ederim ve son dönüşüm de O'nadır.”
en a’bude allâhe
Diyanet İşleri (eski) = Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilenden memnun olurlar. Karşı guruplar içinde ise, onun bir kısmını inkar edenler vardır. De ki: 'Ben ancak Allah'a kulluk etmekle ve O'na asla ortak koşmamakla emrolundum. Hepinizi ancak O'na çağırıyorum vedönüşüm O'nadır.'
en a’bude allâhe
Diyanet Vakfi = Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilene (Kur'an'a) sevinirler. Fakat (senin aleyhinde birleşen) guruplardan onun bir kısmını inkâr eden de vardır. De ki: «Bana, sadece Allah'a kulluk etmem ve O'na ortak koşmamam emrolundu. Ben yalnız O'na çağırıyorum ve dönüş de yalnız O'nadır.
en a’bude allâhe
Edip Yüksel = Kendilerine kitap vermiş olduklarımız sana indirilene sevinirler. Bazı gruplar onun bir kısmını inkar ederler. De ki: 'ALLAH'a kul olmakla ve O'na ortak koşmamakla emredildim. O'na çağırırım ve dönüşüm de O'nadır.'
en a’bude allâhe
Elmalılı Hamdi Yazır = Bir de kendilerine kitab verdiklerimiz sana indirilen bu kur'an ile ferah duyuyorlar, ahzapdan bazısını inkâr eden de var, de ki: Ben ancak Allaha kulluk etmekle ve ona şirk koşmamakla emrolundum, ben ona davet ederim, varacağım o
en a’bude allâhe
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Biz de kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilen bu Kur'an ile sevinç duyuyorlar. Muhalif hiziplerden, bazısını inkar edenler de vardır. De ki: «Ben ancak Allah'a kulluk etmekle ve O'na şirk koşmamakla emrolundum; ben O'na davet ediyorum, varacağım O.
en a’bude allâhe
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bir de kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilen (vahiy) le sevinç duyuyorlar. Bununla beraber hizipleşenlerden, âyetlerin bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: «Ben ancak Allah'a kulluk etmekle ve O'na şirk koşmamakla emrolundum. Ben O'na davet ediyorum, dönüşüm de O'nadır.»
en a’bude allâhe
Gültekin Onan = Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilen dolayısıyla sevinirler fakat [müslümanların aleyhinde birleşen] gruplardan, onun bir kısmını inkar edenler vardır. De ki: "Bana, yalnızca Tanrı'ya kulluk etmem ve O'na ortak koşmamam buyruldu. Ben ancak O'na davet ederim ve dönüşüm (meab) O'nadır."
en a’bude allâhe
Harun Yıldırım = Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilene (Kur'an'a) sevinirler. Fakat (senin aleyhinde birleşen) guruplardan onun bir kısmını inkâr eden de vardır. De ki: "Bana, sadece Allah'a kulluk etmem ve O'na ortak koşmamam emrolundu. Ben yalnız O'na çağırıyorum ve dönüş de yalnız O'nadır.
en a’bude allâhe
Hasan Basri Çantay = Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler sana indirilen (bu Kur'an) ile sevinirler. Fakat (peygamberlerin aleyhinde birleşen) güruh içinde onun bir kısmını inkâr eden kimseler de vardır. De ki: «Ben ancak Allaha kulluk edib Ona ortak koşmamamla emrolundum. Ben ancak Ona düâ ederim. Dönüşüm de yalınız Onadır.»
en a’bude allâhe
Hayrat Neşriyat = Hâlbuki kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, sana indirilenle (Kur’ân’la)sevinirler; bununla berâber (aralarındaki) topluluklardan, onun bir kısmını inkâr edenler(de) vardır. De ki: '(Ben) ancak Allah’a ibâdet edeyim ve O’na şirk koşmayayım diyeemrolundum. (Ben insanları) ancak O’na da'vet ederim; dönüşüm de ancak O’nadır.'
en a’bude allâhe
İbni Kesir = Kendilerine kitab verdiklerimiz, sana indirilenden memnun olurlar. Karşı gruplar içinde de onun bir kısmını inkar edenler vardır. De ki: Ben, ancak Allah'a ibadet etmek ve O'na şirk koşmamakla emrolundum. Ben, hepinizi O'na çağırıyorum ve dönüşüm de O'nadır.
en a’bude allâhe
Kadri Çelik = Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilene (Kur'an'a) sevinirler; fakat (İslam aleyhinde birleşen) gruplardan, onun (sana indirilenin) bazısını inkâr edenler vardır. De ki: “Ben, yalnızca Allah'a kulluk etmek ve O'na ortak koşmamakla emrolundum. Ben ancak O'na davet ederim ve son dönüşüm O'nadır.”
en a’bude allâhe
Muhammed Esed = Bunun içindir ki, kendilerine bu vahyi bahşettiğimiz kimseler (ey Peygamber,) sana indirdiklerimizden ötürü sevinir, hoşnut olurlar; fakat başka inançların bağlıları arasında onun bir kısmının geçerliliğini inkar edenler var. (Ey Peygamber, onlara) de ki: "Ben yalnızca Allah'a kulluk etmekle ve O'ndan başkasına tanrısal güçler, tanrısal nitelikler yakıştırmamakla emrolundum: (bütün insanlığı) O'na çağırıyorum ve dönüşüm de O'nadır!"
en a’bude allâhe
Mustafa İslamoğlu = Yine, kendilerine (bu) Kitab'ı emanet ettiğimiz (mü'min) kimseler, sana indirilenlerden dolayı seviniyorlar. Fakat muhalif müttefikler arasında onun bir kısmını inkar edenler de bulunmakta. (Onlara) de ki: "Ben, sadece Allah'a kul olmakla ve O'na ortak koşmamakla emrolundum: Yalnız O'na davet ediyorum, zira dönüş yalnızca O'nadır."
en a’bude allâhe
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve kendilerine kitap vermiş olduklarımız, sana indirilmiş olan ile sevinirler ve muhtelif tâifelerden öylesi de vardır ki, (o indirilmiş olanın) bazısını inkar ederler. De ki: «Ben ancak emrolundum ki, Allah'a ibadet edeyim ve O'na şerik koşmayayım. O'na dâvet ederim ve dönüşüm O'nadır.»
en a’bude allâhe
Ömer Öngüt = Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilene sevinirler. Fakat karşı gruplar içinde âyetlerin bir kısmını inkâr edenler vardır. De ki: “Ben ancak Allah'a kulluk etmekle ve O'na ortak koşmamakla emrolundum. Ben ancak O'na çağırıyorum ve dönüşüm de ancak O'nadır. ”
en a’bude allâhe
Şaban Piriş = Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilene memnun olurlar. Bazı gruplar içinde, onun bir kısmını inkar edenler vardır. De ki: -Ben ancak Allah’a kulluk etmekle ve O’na asla şirk koşmamakla emrolundum. Duâm O’nadır, dönüşüm de O’nadır!
en a’bude allâhe
Sadık Türkmen = Kendilerine kitab verdiklerimiz, sana indirilenden memnun olurlar. Karşı gruplar içinde de onun bir kısmını inkar edenler vardır. De ki: Ben, ancak Allah'a ibadet etmek ve O'na şirk koşmamakla emrolundum. Ben, hepinizi O'na çağırıyorum ve dönüşüm de O'nadır.
en a’bude allâhe
Seyyid Kutub = Kendilerine kitap gönderdiğimiz kimseler, sana indirilen mesajı sevinçle karşılarlar. Fakat karşıt gruplar içinde bu mesajın bir bölümünü inkâr edenler vardır. Onlara de ki; «Bana Allah'a kulluk etmem, O'na ortak koşmamam emredildi; O'na çağırırım insanları; O'nadır dönüşüm.
en a’bude allâhe
Suat Yıldırım = Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler sana indirilen Kur’ân’dan memnun olurlar. Ama onlardan aleyhteki bazı gruplar, onun bir kısmını inkâr ederler. De ki: "Bana yalnız Allah’a ibadet edip O’na hiçbir şerik koşmamam emredildi. Sadece O’na dâvet eder ve ancak O’na yönelirim."
en a’bude allâhe
Süleyman Ateş = Kendilerine Kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilene sevinirler. Fakat kabilelerden onun bir kısmını inkâr edenler vardır. De ki: "Bana, yalnız Allah'a kulluk etmem ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmamam emredildi. Ben (insanları) O'na da'vet ederim, dönüşüm de O'nadır."
en a’bude allâhe
Tefhim-ul Kuran = Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilen dolayısıyla sevinirler; fakat (müslümanların aleyhinde birleşen) gruplardan, onun bazısını inkâr edenler vardır. De ki: «Ben, yalnızca Allah'a kulluk etmek ve O'na ortak koşmamakla emrolundum. Ben ancak O'na davet ederim ve son dönüşüm O'nadır.»
en a’bude allâhe
Ümit Şimşek = Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilenle de sevinirler. Fakat çeşitli topluluklardan, Kur'ân'ın bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: Ben hiçbir şeyi ortak koşmaksızın sadece Allah'a kulluk etmekle emrolundum. Ben Ona çağırırım; dönüş de Onadır.
en a’bude allâhe
Yaşar Nuri Öztürk = Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilenle ferahlarlar. Ama hiziplerden bazıları onun bir kısmını inkâr ederler. De ki: "Bana, yalnız Allah'a kulluk etmem, O'na ortak koşmamam emredildi. Ben O'na yakarır, O'na davet ederim. Dönüşüm de O'nadır."
en a’bude allâhe
İskender Ali Mihr = Kendilerine kitap verilenler sana indirilene sevinirler. Gruplardan, onun bir kısmını inkâr edenlere şöyle de: “Ben, sadece Allah’a kul olmakla ve O’na şirk koşmamakla emrolundum. Ben, O’na davet ederim ve dönüşüm O’nadır (meabım, sığınağım, dönüş yerim O’dur).”
en a’bude allâhe
İlyas Yorulmaz = Kitap verilenler den sana indirilene sevinenler olduğu gibi, aynı zamanda onlardan bir gurup da, sana indirilenin bir kısmını inkâr ediyorlar. Deki “Ben yalnızca Allah’a kulluk etmek, O na ortak koşmamak ve yalnızca ona davet etmekle emrolundum. Dönüş O na dır. ”
en a’budallâhe (en a’bude allâhe)
Diyanet İşleri = De ki: “Şüphesiz bana, dini Allah’a has kılarak O’na ibadet etmem emredildi.”
en a’budallâhe (en a’bude allâhe)
Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Şüphe yok, onun dîninde, özümü yalnız ona bağlayarak Allah'a kulluk etmem emredildi bana.
en a’budallâhe (en a’bude allâhe)
Abdullah Parlıyan = Ey Muhammed! de ki: Şüphe yok bana O'nun dininde, özümü yalnız O'na bağlayarak Allah'a kulluk etmem emredildi.
en a’budallâhe (en a’bude allâhe)
Adem Uğur = De ki: Bana, dini Allah'a hâlis kılarak O'na kulluk etmem emrolundu.
en a’budallâhe (en a’bude allâhe)
Ahmed Hulusi = De ki: "Kesinlikle hükmolundum ki, sistem ve düzeninde O'ndan başka etken görmemek üzere Allâh'a kulluk edeyim. "
en a’budallâhe (en a’bude allâhe)
Ahmet Tekin = 'Allah’ın dinini ve düzenini içtenlikle benimseyerek samimiyetle ümmetim içinde uygulayan kul olarak, Allah’ı ilâh tanımakla, candan müslüman olarak Allah’a bağlanmakla, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet etmekle emrolundum.' de.
en a’budallâhe (en a’bude allâhe)
Ahmet Varol = De ki: 'Ben dini yalnız O'na halis kılarak Allah'a ibadet etmekle emrolundum.
en a’budallâhe (en a’bude allâhe)
Ali Bulaç = De ki: "Ben, dini yalnızca O'na halis kılarak Allah'a ibadet etmekle emrolundum."
en a’budallâhe (en a’bude allâhe)
Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm), de ki: “- Ben, Allah’a O’nun dininden ihlâs sahibi olarak ibadet etmekle emrolundum;
en a’budallâhe (en a’bude allâhe)
Ali Ünal = De ki: “Bana Din’i bütün yanlarıyla içten kabul ederek ve sadece O’nun rızasını hedef alarak Allah’a ibadet etmem, O’na kul olmam emredildi.