Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
harremnâ
Diyanet İşleri = (160-161) Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu hâlde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helâl kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkâr edenlere de acı bir azap hazırladık.
harremnâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Yahûdi olanlardan meydana gelen zulüm yüzünden de onlara helâl edilen tertemiz şeyleri haram ettik ve bu, halkın çoğunu Allah yolunda menetmeleri.
harremnâ
Abdullah Parlıyan = Kısaca, Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan çevirmeleri sebebiyle, kendilerine daha önce helal kılınmış temiz ve iyi şeyleri onlara haram kıldık.
harremnâ
Adem Uğur = Yahudilerin yaptıkları zulümden, bir de çok kimseyi Allah yolundan çevirmelerinden, menetmelerinden dolayı kendilerine (daha önce) helâl kılınmış bulunan temiz ve iyi şeyleri onlara haram kıldık
harremnâ
Ahmed Hulusi = Zulümleri ve hidâyete engel olmaları nedeniyle helal olan pek çok temiz nimeti onlara (Yahudilere) haram kıldık!
harremnâ
Ahmet Tekin = Yahudiliğin takipçilerinden bazılarının zulmü, birçok kimseyi Allah yolundan, İslâm’a girmekten alıkoymaları, Allah yolundaki faaliyetlere engel tedbirler almaları sebebiyle kendilerine, daha önce helâl kılınmış olan helâl ve temiz şeyleri haram kıldık.
harremnâ
Ahmet Varol = Yahudilerin zulümlerinden ve çok kimseyi Allah'ın yolundan alıkoymalarından dolayı kendilerine daha önce helal kılınmış temiz nimetleri onlara yasakladık.
harremnâ
Ali Bulaç = Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kişiyi Allah'ın yolundan alıkoymaları nedeniyle (önceleri) kendilerine helal kılınmış güzel şeyleri onlara haram kıldık.
harremnâ
Ali Fikri Yavuz = O Yahudi’lerin zulümleri, birçok kimseleri Allah yolundan çevirmeleri,
harremnâ
Ali Ünal = Yine, Yahudi olanlardan taşan zulüm sebebiyle, kendilerine daha önce helâl kılınmış bulunan birtakım temiz ve hoş yiyecekleri onlara haram kıldık; ayrıca, insanları Allah’ın yolundan alıkoymaları sebebiyle de.
harremnâ
Bayraktar Bayraklı = Yaptıkları zulümler ve birçok insanı Allah yolundan alıkoymaları yüzünden, daha önce kendilerine helâl kılınmış tertemiz şeyleri, Yahudilere haram kıldık.
harremnâ
Bekir Sadak = (160-16) 1 Yahudilerin haksizliklarindan, coklarini Allah yolundan menetmelerinden, yasak edilmisken faiz almalari ve insanlarin mallarini haksizlikla yemelerinden oturu kendilerine helal kilinan temiz seyleri onlara haram kildik. Onlardan inkar edenlere, elem verici azap hazirladik.
harremnâ
Celal Yıldırım = (160-161) Yahudilerden (çoğunun) zulümleri, birçoklarını Allah yolundan alıkoymaları, men'edildikleri halde faiz almaları ve haksız sebeplerle insanların mallarını yemeleri sebebiyle (daha önce) kendilerine helâl kılınan iyi ve temiz şeyleri onlara haram kıldık ve yine onlardan küfür üzere kalanlara elem verici bir azâb hazırladık.
harremnâ
Cemal Külünkoğlu = Yahudilerin (bir kısmının) yaptıkları zulüm ve birçok kimseleri Allah yolundan saptırmalarından dolayı kendilerine helal kılınmış şeyleri yasakladık.
harremnâ
Diyanet İşleri (eski) = Yahudilerin haksızlıklarından, çoklarını Allah yolundan menetmelerinden, yasak edilmişken faiz almaları ve insanların mallarını haksızlıkla yemelerinden ötürü kendilerine helal kılınan temiz şeyleri onlara haram kıldık. Onlardan inkar edenlere, elem verici azab hazırladık.
harremnâ
Diyanet Vakfi = (160-161) Yahudilerin zulmü sebebiyle, bir de çok kimseyi Allah yolundan çevirmeleri, menedildikleri halde faizi almaları ve haksız (yollar) ile insanların mallarını yemeleri yüzünden kendilerine (daha önce) helâl kılınmış bulunan temiz ve iyi şeyleri onlara haram kıldık ve içlerinden inkâra sapanlara acı bir azap hazırladık.
harremnâ
Edip Yüksel = Yahudilerin işledikleri zulümlerden ve bir çok kişiyi ALLAH yolundan çevirmelerinden dolayı kendilerine daha önce helal kılınmış temiz nimetleri yasakladık
harremnâ
Elmalılı Hamdi Yazır = Hâsılı o Yehudî olanların zalimlikleri ve bir çoklarını Allah yolundan çevirmeleri sebebleriledir ki evvelce onlara halâl kılınmış bir çok pâk ve hoş ni'metleri kendilerine haram ettik
harremnâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yahudilerin zalimlikleri ve Allah yolundan çevirmeleri sebebiyle onlara helal edilmiş olan bir çok temiz ve hoş nimetleri kendilerine yasakladık.
harremnâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (160-161) Yahudilerin zulmetmeleri ve birçok kimseleri Allah yolundan alıkoymaları, yasaklandıkları halde faiz almaları ve insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle daha önce kendilerine helâl kılınan temiz şeyleri haram kıldık. Onlardan kâfir olanlara can yakıcı bir azap hazırladık.
harremnâ
Gültekin Onan = Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kişiyi Tanrı'nın yolundan alıkoymaları nedeniyle (önceleri) kendilerine helal kılınmış güzel şeyleri onlara haram kıldık.
harremnâ
Harun Yıldırım = Yahudilerin zulümleri sebebiyle ve çok kimseleri Allah yolundan alıkoymaları nedeniyle kendilerine helal kılınan temiz şeyleri onlara haram kıldık.
harremnâ
Hasan Basri Çantay = (160-161) Yahudilerden (taşan) bir zulüm, onların (insanlardan) bir çoğunu Allah yolundan alıkoymaları, (Tevratda) nehy edilmelerine rağmen ribâ (faiz) almaları, halkın mallarını haksız yere yemeleri sebebleriyledir ki biz, (evvelce) kendileri için halâl kılınan temiz ve güzel şeyleri üzerlerine haram etdik. İçlerinden kâfirlere pek acıklı bir azâb hazırladık.
harremnâ
Hayrat Neşriyat = (160-161) İşte yahudi olanların (bu) zulümleri sebebiyle ve birçok kimseyi Allah yolundan men' etmeleri, ondan kesinlikle yasaklandıkları hâlde fâiz almaları ve insanların mallarını bâtıl (haram yollar)la yemeleri yüzünden, (daha önce) kendilerine helâl kılınan temiz şeyleri, onlara haram kıldık. İçlerinden kâfir olanlara da (pek) elemli bir azab hazırladık!
harremnâ
İbni Kesir = Yahudi olanların zulümleri ve bir çok kimseleri Allah yolundan çevirmelerinden dolayı; kendilerine, helal kılınmış şeyleri yasakladık.
harremnâ
Kadri Çelik = Böylece Yahudi olanlara yaptıkları zulümleri ve de birçok kimseleri Allah yolundan alıkoymaları sebebiyle (önceleri) kendilerine helal kılınmış temiz şeyleri onlara haram kıldık.
harremnâ
Muhammed Esed = Böylece, o zaman, Yahudi itikadına mensup olanlar tarafından işlenen zulümden dolayı, (daha önce) tattırdığımız hayatın bazı nimetlerinden onları yoksun bıraktık; (böyle yaptık), çünkü Allah yolundan her an sapmaktaydılar,
harremnâ
Mustafa İslamoğlu = Yahudileşenlerin işledikleri zulümlerden dolayı, önceden helal kılınan bir çok iyi ve temiz şeyden onları mahrum bıraktık. Nedeni ise, Allah yolundan sıkça sapıyor/saptırıyor olmalarıydı:
harremnâ
Ömer Nasuhi Bilmen = (160-161) Artık yahudilerden bir zulüm sebebiyle ve birçoklarını Allah Teâlâ'nın yolundan men etmeleri sebebiyle onlara helâl kılınmış olan temiz şeyleri üzerlerine haram kıldık. Ve ribâyı, ondan nehy edilmiş oldukları halde alıvermeleri sebebiyle ve nâsın mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle. Ve onlardan kâfir olanlara elîm bir azab hazırladık.
harremnâ
Ömer Öngüt = Yahudilerin; Yaptıkları zulümleri sebebiyle, kendilerine (daha önce) helâl kılınan temiz şeyleri onlara haram kıldık. Ve birçok kimseleri Allah yolundan çevirmelerinden dolayı.
harremnâ
Şaban Piriş = Yahudilerin zulümleri sebebiyle, kendilerine helal kılınmış olan temiz şeyleri onlara haram ettik ve çoklarını Allah’ın yolundan saptırmaları,
harremnâ
Sadık Türkmen = O zamanda yaşamış Yahudiyim diyenlerin zalimlikleri ve çoğu kimseleri Allah yolundan çevirmeleri sebebiyle önceleri kendilerine helal kılınmış birçok temiz ve hoş nimetleri haram ettik.
harremnâ
Seyyid Kutub = (160-161) İşte yaptıkları bunca zulümlerden, bir çok kimsenin Allah yoluna girmesini engellemelerinden, men edilmiş olan faizi almalarından ve insanların mallarını haksız yollara başvurarak yemelerinden dolayı, daha önce helal olan bazı temiz maddeler Yahudilere haram kılındı. Ayrıca onların arasındaki kafirlere acı bir azap hazırladık.
harremnâ
Suat Yıldırım = (160-161) Hasılı o Yahudilerden taşan bir zulüm, insanları Allah yolundan menetmeleri, kendilerine yasaklanmış olmasına rağmen faizi almaları, halkın mallarını haksızlıkla yemeleri yüzündendir ki Biz, kendilerine daha önce helâl kılınan bazı temiz nimetleri haram kıldık ve içlerinden kâfir kalanlara can yakıcı azap hazırladık.
harremnâ
Süleyman Ateş = Yahûdilerin yaptıkları zulümlerden, çok kimseyi Allâh yolundan çevirmelerinden dolayı kendilerine helâl kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara yasakladık.
harremnâ
Tefhim-ul Kuran = (Kısaca) Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kişiyi Allah'ın yolundan alıkoymaları nedeniyle (önceleri) kendilerine helal kılınmış güzel şeyleri onlara haram kıldık.
harremnâ
Ümit Şimşek = Daha önce kendilerine helâl edilmiş bir kısım temiz yiyecekleri, Yahudilerin zulümleri ve pek çok kimseyi Allah yolundan saptırmaları sebebiyle Biz onlara haram kıldık.
harremnâ
Yaşar Nuri Öztürk = Yaptıkları zulümler ve birçok insanı Allah yolundan alıkoymaları yüzünden daha önce kendilerine helal kılınmış tertemiz şeyleri, Yahudilere haram kıldık.
harremnâ
İskender Ali Mihr = Artık Yahudilerin yaptıkları zulümlerden ve birçok kişiyi Allah’ın yolundan men etmeleri (alıkoymaları) sebebiyle, kendileri için helâl kılınmış olan temiz ve güzel şeyleri onlara haram kıldık.
harremnâ
İlyas Yorulmaz = Yahudi olanların zulümde aşırı gitmelerinden ve Allah’ın dininden sık sık yüz çevirmelerinden dolayı, onlara daha önce helal olan temiz yiyecekleri haram kıldık.
ve harremnâ
Diyanet İşleri = Biz, daha önce onun, süt analarının sütünü emmemesini sağladık. Kız kardeşi, “Size onun bakımını, sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve şefkatle davranacak bir aile göstereyim mi?” dedi.
ve harremnâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Mûsâ'ya daha önce bütün süt ninelerin sütünü harâm etmiştik; kız kardeşi, ona süt verip yetiştirecek, ona öğüt verip büyütmeyi üstlerine alacak bir âileyi bildireyim mi size dedi.
ve harremnâ
Abdullah Parlıyan = Ve biz daha ilk günden, Mısırlı süt annelerinin sütünü O'na yasak ettik de, ablası bunu öğrenince onlara: “Size O'nun bakımını, sizin adınıza üzerine alabilecek ve O'nu güzelce eğitip yetiştirecek bir aileyi, göstereyim mi?” dedi.
ve harremnâ
Adem Uğur = Ve önceden onun için süt anaları men etmiştik. Bunun üzerine (kızkardeşi) dedi ki: «Size bir hane halkını göstereyim mi ki, O'nu sizin için güzelce korurlar ve onlar O'nun için hayırhâh bulunurlar.»
ve harremnâ
Ahmed Hulusi = Önce, Ona sütanneleri haram kıldık (Musa hiçbir kadından süt emmedi); (kız kardeşi) dedi ki: "Sizin namınıza Onun bakımını üstlenip yetiştirecek bir aile göstereyim mi?" diye akıl verdi.
ve harremnâ
Ahmet Tekin = Daha önceden ona süt anneyi yasakladık. Kız kardeşi: -Size, ona bakacak ve onu iyi eğitecek bir aileyi göstereyim mi? dedi.
ve harremnâ
Ahmet Varol = Daha önce süt verenlerin sütünü emmeyi ona engelledik. Musa’nın kızkardeşi dedi ki: “Sizin için onun bakımını üstlenecek bir aileyi göstereyim mi? Onlar ona nasihat (güzel öğretmenlik) de ederler.”
ve harremnâ
Ali Bulaç = Önceden, süt annelerinin memesini kabul etmemesini sağladık. Musa'nın ablası; «Sizin için onun bakımını üstlenecek ve ona öğüt verip onu güzelce eğitecek bir aileyi göstereyim mi?» dedi
ve harremnâ
Ali Fikri Yavuz = Biz daha evvel (annesi gelmeden) bütün emzikçi kadınların sütünü ona haram etmiştik (kimsenin sütünü emmiyordu). Bunun üzerine Mûsa’nın kızkardeşi, Firavun ailesine şöyle dedi:”- Sizin için onun bakımını yapacak ve ona noksanlık yapmıyacak bir ev halkını size göstereyim mi?”
ve harremnâ
Ali Ünal = Musa’yı daha ilk günden (sarayda O’nu emzirmek için çağrılan) bütün kadınları emmekten alıkoyduk. (Durumu takip eden ve bunu öğrenen kardeşi onlara,) “O’nun bakımını sizin adınıza yüklenecek, hem de O’na çok içten bakacak bir aileyle sizi tanıştırmamı ister misiniz?” dedi.