Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Diyanet İşleri = Ey Muhammed! De ki: “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.”

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Şüphe yok, namazım da, ibâdetlerim de, diriliğim de, ölümüm de âlemlerin Rabbi olan Allah içindir ki.

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Abdullah Parlıyan = De ki: “Bakın benim namazım, bütün ibadetlerim, hayatım ve ölümüm yalnızca alemlerin Rabbi olan Allah adınadır. Yani tüm yaptığım şeyleri O emretti diye yapar, yapmadığım şeyleri de, O yasakladığı için yapmam.

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Adem Uğur = De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir.

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Ahmed Hulusi = De ki: "Muhakkak ki salâtım (yönelişim - namazım), nüsukum (Allâh'a yaklaştırıcı işlevi olan çalışmalarım), hayatım ve ölümümle yaşayacaklarım; Rabb-ül âlemîn olan Allâh içindir (Allâh Esmâ'sına ait özelliklerin açığa çıkması içindir). "

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Ahmet Tekin = 'Benim namazım, kurbanım, ibadetim, hayatım ve ölümüm, hepsi yaratan, yaşama kabiliyeti, gücü ve varlıklara işleyiş düzeni veren, koruyan, kontrol eden, âlemlerin, bütün varlıkların Rabbi Allah rızası içindir' de.

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Ahmet Varol = De ki: 'Benim namazım, ibadetlerim, yaşamam ve ölümüm hep alemlerin Rabbi olan Allah içindir.'

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Ali Bulaç = De ki: "Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah'ındır."

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Ali Fikri Yavuz = Deki: “Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.”

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Ali Ünal = De ki: “Benim namazım, diğer ibadetlerim, hayatım ve ölümüm: hepsi, Âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Bayraktar Bayraklı = De ki: “Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm, hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir.”[127]

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Bekir Sadak = De ki: «Namazim, ibadetlerim, hayatim ve olumum, alemlerin Rabbi Allah icindir.

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Celal Yıldırım = De ki. Şüphesiz benim namazım, ibâdetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi Allah içindir.

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Cemal Külünkoğlu = De ki: “Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.”

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Diyanet İşleri (eski) = De ki: 'Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, alemlerin Rabbi Allah içindir.

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Diyanet Vakfi = De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir.

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Edip Yüksel = De ki: 'Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm evrenlerin Rabbi olan ALLAH içindir.'

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Benim, de: cidden namazım, ıbadetlerim, hayatım, mematım hep rabbül'âlemîn olan Allâh içindir

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = De ki: «Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm kesinlikle hep o alemlerin Rabbı olan Allah içindir.

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = De ki: Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Gültekin Onan = De ki: "Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin rabbi olan Tanrı'nındır.'

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Harun Yıldırım = De ki: “Muhakkak ki benim namazım, kurbanım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah içindir.”

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Hasan Basri Çantay = (162-163) De ki: «Şübhesiz benim namazım da, ibâdetlerim de, dirimim de, ölümüm de hiç bir ortağı olmayan, âlemlerin Rabbi Allahındır. Ben böylece emrolundum. Ben (bu ümmetde) müslüman olanların ilkiyim».

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Hayrat Neşriyat = De ki: 'Şübhesiz benim namazım da ibâdetlerim de hayâtım ve ölümüm de âlemlerin Rabbi olan Allah içindir!'

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 İbni Kesir = De ki: Muhakkak benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbı olan Allah içindir.

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Kadri Çelik = De ki: “Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, âlemlerin Rabbi Allah içindir.”

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Muhammed Esed = De ki: "Bakın, benim namazım, (bütün) ibadetlerim, hayatım ve ölümüm (yalnızca) bütün alemlerin Rabbi olan Allah içindir,

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Mustafa İslamoğlu = De ki: "Benim tüm istek ve arzum, bütün ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah'a armağan olsun!

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = De ki: «Benim namazım, ibadetlerim ve diriliğim ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah Teâlâ içindir.»

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Ömer Öngüt = De ki: “Benim namazım da ibadetlerim de, hayatım ve ölümüm de âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. ”

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Şaban Piriş = De ki: -Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah içindir.

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Sadık Türkmen = De ki: “Şüphesiz benim duam ve ibadetlerim; hayatım ve ölümüm Âlemlerin Rabbi olan Allah içindir!

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Seyyid Kutub = De ki; «benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm tüm varlıkların Rabbi olan Allah içindir.»

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Suat Yıldırım = (162-163) De ki: "Benim namazım da, her türlü ibadetlerim de, hayatım da ölümüm de hep Rabbülalemin olan Allah’a aittir. Eşi ortağı yoktur O’nun. Bana verilen emir budur. O’na ilk teslim olan da benim.

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Süleyman Ateş = De ki: "Benim namazım, ibâdetim, hayâtım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allâh içindir."

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Tefhim-ul Kuran = De ki: «Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah'ındır.»

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Ümit Şimşek = De ki: Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, Âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 Yaşar Nuri Öztürk = De ki: "Benim namazım, kulluğum/bağışım, hayatım, ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir."

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 İskender Ali Mihr = “Muhakkak ki; benim namazım, kurbanım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi Allah içindir.” de.

lillâhi (li Allahi)

  En’âm / 162 -

 İlyas Yorulmaz = Deki “Namazım, bütün ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi Allah içindir. ”

li allahi

  İbrahim / 21 -

 Diyanet İşleri = İnsanların hepsi Allah’ın huzuruna çıkacak ve güçsüzler büyüklük taslayanlara diyecek ki: “Şüphesiz bizler size uymuştuk; şimdi siz az bir şey olsun, Allah’ın azabından bizi koruyabilecek misiniz?” Onlar da, “Eğer Allah bizi doğru yola eriştirseydi, biz de sizi doğru yola eriştirirdik. Şimdi sızlansak da, sabretsek de bizim için birdir. Artık bizim için hiçbir kurtuluş yoktur” derler.

li allahi

  İbrahim / 21 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hepsi de toplanıp Allah'ın tapısına çıkar; zayıflar, ululanan büyüklere şüphe yok ki derler, biz size uymuştuk, Allah'ın azâbından bir kısmını olsun bizden defedebilir misiniz? Onlar da Allah bizi doğru yola sevketseydi biz de size doğru yolu gösterirdik derler, artık ağlayıp sızlasak da bir bizim için, sabredip katlansak da; sığınacak hiçbir yerimiz yok.

li allahi

  İbrahim / 21 -

 Abdullah Parlıyan = Ve o yargı gününde, insanların hepsi Allah'ın huzuruna çıkacaklar; işte o zaman zayıf olanlar, bir vakitler büyüklük taslamış olanlara derler ki: “Doğrusu bizler size uymuştuk. Allah'ın azabından bir kısmını olsun bizden defedebilir misiniz?” Onlar da: “Allah bizi doğru yola sevketseydi, biz de size doğru yolu gösterirdik” derler. “Artık ağlayıp sızlasak da, hakettiğimiz azaba katlansak da bizim için sonuç aynıdır, sığınacak hiçbir yerimiz yok” derler.

li allahi

  İbrahim / 21 -

 Adem Uğur = (Kıyamet gününde) hepsi Allah'ın huzuruna çıkacak ve zayıflar o büyüklük taslayanlara diyecekler ki: "Biz sizin tâbilerinizdik. Şimdi siz, Allah'ın azabından herhangi bir şeyi bizden savabilir misiniz?" Onlar da diyecekler ki: "(Ne yapalım) Allah bizi hidayete erdirseydi biz de sizi doğru yola iletirdik. Şimdi sızlansak da sabretsek de birdir. Çünkü bizim için sığınacak bir yer yoktur."

li allahi

  İbrahim / 21 -

 Ahmed Hulusi = Hepsi Allâh için, her yönleriyle, topluca ortadadırlar! Zayıflar, büyüklük taslayanlara: "Gerçekten biz, size tâbi olanlar idik. . . (Şimdi) Allâh'ın azabından bir şeyi bizden savabilir misiniz?". . . (Büyüklenenler) dediler ki: "Eğer Allâh bize hidâyet etseydi, elbette biz de size hidâyet ederdik. . . (Şimdi) sızlanıp feryat etsek de yahut sabretsek de bize eşittir. . . (Zira) bizim kaçış yerimiz yoktur. "

li allahi

  İbrahim / 21 -

 Ahmet Tekin = Kıyamet günü, insanların hepsi kabirlerinden fırlayarak mahşere, Allah’ın huzuruna çıkacaklar. Zavallılar, zayıflar, büyüklük taslayan zorba iktidar sahiplerine:'Bizler size tâbi olmuştuk. Şimdi siz Allah’ın azâbının, ondan bir parça bir şeyin bize uygulanmasını engelleyebilir misiniz?' diyecekler. Onlarsa:'Allah bizi hidayete erdirme lütfunda bulunsaydı, biz de sizi doğru yola sevkederdik. Şimdi sızlansak da, sabretsek de birdir. Bugün azaptan kaçarak sığınacak bir yer yoktur.' derler.

li allahi

  İbrahim / 21 -

 Ahmet Varol = Hep birlikte Allah'ın huzuruna çıkarlar. Zayıflar büyüklenenlere derler ki: 'Biz size uymuştuk. Şimdi siz Allah'ın azabından bir şeyi bizden savabilir misiniz?' Onlar da şöyle derler: 'Allah bizi doğru yola eriştirseydi şüphesiz biz de sizi doğru yola yöneltirdik. Şimdi sızlansak da katlansak da bizim için birdir. Çünkü bizim için sığınacak bir yer yok!'

li allahi

  İbrahim / 21 -

 Ali Bulaç = Onların tümü toplanıp (kıyamette) Allah'ın huzuruna çıktılar da zayıflar (müstaz'aflar) büyüklük taslayanlara (müstekbirlere) dedi ki: "Şüphesiz, biz size tâbi idik; şimdi siz, bizden Allah'ın azabından herhangi bir şeyi önleyebiliyor musunuz?" Dediler ki: "Eğer Allah bize doğru yolu gösterseydi biz de sizlere doğru yolu gösterirdik. Şimdi yakınsak da, sabretsek de farketmez, bizim için kaçacak bir yer yoktur."

li allahi

  İbrahim / 21 -

 Ali Fikri Yavuz = Kıyamet gününde hepsi Allah’ın huzuruna çıkıp, bayağı ve düşük fikirli kimseler, bağlı oldukları önderlerine şöyle derler: “- Biz sizin bağlılarınızdık. Şimdi siz, üzerimizden Allah’ın azabından zerrece bir şey kaldırabiliyor musunuz?” Önderleri de derler ki” -Eğer Allah bize hidayet verseydi, muhakkak biz de size doğru yolu gösterirdik. şimdi sızlansak da, sabretsek de bizim için fark yok, bize hiç bir kurtuluş yok...”

li allahi

  İbrahim / 21 -

 Ali Ünal = (Kıyamet Günü bütün nesiller) Allah’ın huzuruna çıktığında, (dünyada iken) zayıf görülenler, karşılarında üstünlük taslayan ve onlara zulmedenlere şöyle derler: “Dünyada biz size tâbi idik. Acaba şimdi bize bir faydanız olur da, Allah’ın azabı karşısında bizden en ufak bir şey savabilir misiniz?” Diğerleri, şöyle karşılık verirler: “Eğer Allah bize hidayet vermiş olsaydı, biz de sizi doğru yola iletirdik. Şimdi artık sızlansak da sabretsek de bizim için hiçbir şey değişmeyecektir; kaçıp sığınacağımız herhangi bir yer de yok.”