Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Diyanet İşleri = Yoksa onların hükümranlıkta bir payı mı var? Öyle olsa, insanlara bir zerre bile vermezler.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Yoksa onların saltanattan bir payları mı var? Böyle olsa da insanlara bir habbe bile vermezler.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Abdullah Parlıyan = Yoksa onların, kainâtın idaresinde bir payları mı var? Öyle olsaydı, insanlara çekirdek filizi kadar bile birşey vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Adem Uğur = Yoksa onların mülkten (hükümranlıktan) bir nasipleri mi var? Öyle olsaydı insanlara çekirdek filizi (kadar bir şey bile) vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Ahmed Hulusi = Yoksa onların mülkte (hükümranlıktan) bir hisseleri mi var? Eğer öyle olsaydı insanlara hurma çekirdeği kadar bile bir şey vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Ahmet Tekin = Malları, mülkleri, güçleri, saltanatları varmış da, insanlara bir hurma çekirdeğinin üzerindeki oyukta kalan minnacık artıklar kadar dahi bir pay bile vermeyecekler miymiş?

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Ahmet Varol = Yoksa onların mülkten bir payları mı var? Öyle olsaydı insanlara bir çekirdek zerresi bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Ali Bulaç = Yoksa onların mülk'ten bir payları mı var? Eğer öyle olsaydı, insanlara 'çekirdeğin sırtındaki küçücük bir tomurcuğu' bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Ali Fikri Yavuz = Yoksa, onların, mülkten (yeryüzü saltanatından) bir hissesi mi var? Öyle olsa, insanlara bir çekirdeğin zerresini bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Ali Ünal = Yoksa onların (göklerle yerin) mülk ve hakimiyetinden bir nasipleri mi var (da, hidayetin, peygamberliğin ve yeryüzü servetlerinin sadece kendilerine ait olduğunu iddia ediyorlar)? Öyle olmuş olsaydı, (cimrilik ve bencillikleri sebebiyle) insanlara bir kırıntı bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Bayraktar Bayraklı = Yoksa onların mülkten, hükümranlıktan bir payları mı var? Öyle olsaydı, insanlara çekirdek filizi kadar bir şey bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Bekir Sadak = Yoksa onlarin hukumranliktan bir payi mi var? O zaman insanlara bir cekirdek parcasi bile vermezler.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Celal Yıldırım = Yoksa onlara mülk-ü saltanattan bir pay mı var ? O takdirde insanlara hurma çekirdeğinin oyuğu kadar bir şey bile vermezler.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Cemal Külünkoğlu = Yoksa onlar (Allah'ın) hükümranlığına ortak mıdırlar? Eğer öyle olsaydı, (hasislikten ve cimrilikten) insanlara bir çekirdek kırıntısı bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Diyanet İşleri (eski) = Yoksa onların hükümranlıktan bir payı mı var? O zaman insanlara bir çekirdek parçası bile vermezler.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Diyanet Vakfi = Yoksa onların mülkten (hükümranlıktan) bir nasipleri mi var? Öyle olsaydı insanlara çekirdek filizi (kadar bir şey bile) vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Edip Yüksel = Yoksa onların yönetimde bir payı mı var? Öyle olsaydı insanlara bir çekirdek bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Yoksa onlara mülkden bir hissemi var? Öyle olsa nasa bir çekirdek bile vermezler

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yoksa onların mülkten, dünya hükümranlığından bir hissesi mi var? Öyle olsa insanlara bir çekirdek bile vermezler.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Yoksa onların mülkten bir payı mı vardır. Eğer öyle olsaydı, insanlara bir çekirdeğin zerresini bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Gültekin Onan = Yoksa onların mülk'ten bir payları mı var ? Eğer öyle olsaydı, insanlara 'çekirdeğin sırtındaki küçücük bir tomurcuğu' bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Harun Yıldırım = Yoksa onların mülkten bir payı mı var? O taktirde insanlara çekirdeğin üzerindeki çukur kadar bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Hasan Basri Çantay = Yoksa onların (yer yüzünün) mülk (-ü saltanatın) dan bir hissesi mi var? Fakat öyle olsaydı insanlara çekirdeğin arkasındaki minik bir tomurcuğu bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Hayrat Neşriyat = Yoksa onların mülkten bir nasîbi mi var? Öyle olsaydı, insanlara bir çekirdeğin(arkasındaki küçücük) oyuğu (kadar bir şey) bile vermezlerdi!

nakîran

  Nisâ / 53 -

 İbni Kesir = Yoksa onların mülkten bir payı mı var? Öyle olsaydı; onlar insanlara bir çekirdek parçası bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Kadri Çelik = Yoksa onların mülkten bir nasibi mi var? O zaman insanlara bir hurma çekirdeği üzerindeki küçücük bir tomurcuğu (en değersiz bir şeyi) bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Muhammed Esed = Yoksa onlar (Allahın) hükümranlığına ortak mıdırlar? Ama (eğer öyle olsaydı), onlar başkasına bir hurma çekirdeği(ni dolduracak) kadar bile bir şey vermezlerdi!

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Mustafa İslamoğlu = Yoksa onlar Allah'ın mülküne ortak olduklarını mı sanıyorlar? Eğer öyle olsaydı, insanlara zırnık bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Yoksa onlar için mülkten bir nasip mi var? O halde onlar nâsa bir çekirdek bile vermezler.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Ömer Öngüt = Yoksa onların mülkten bir payı mı var? Eğer öyle olsaydı, insanlara bir çekirdek zerresi bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Şaban Piriş = Yoksa onların, hükümranlıkta bir payları mı var? Eğer, öyle olsaydı insanlara, çok az bir şey bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Sadık Türkmen = Yoksa onların hükümranlıkta bir payı mı var? Öyle olsa insanlara bir çekirdek bile vermezler.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Seyyid Kutub = Yoksa onların Allah'ın mülkünde bir payları mı var? Eğer öyle olsaydı, insanlara bir çekirdek kırıntısı bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Suat Yıldırım = Yoksa onların mülk ve hâkimiyetten nasipleri mi var? Öyle olsaydı onlar insanlara bir kırıntı bile vermezlerdi!

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Süleyman Ateş = Yoksa onların mülkten bir payı mı var? Öyle olsaydı insanlara bir çekirdek zerresi bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Tefhim-ul Kuran = Yoksa onların mülk'ten bir payları mı var? Eğer böyle olsaydı, insanlara 'çekirdeğin sırtındaki küçücük bir tomurcuğu' bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Ümit Şimşek = Yoksa onların mülk ve egemenlikten bir hissesi mi var? Öyle olsaydı, insanlardan bir çekirdeği bile esirgerlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yoksa mülk ve yönetimden bir nasipleri mi var? Eğer öyle olsa, insanlara bir çekirdek bile vermezler.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 İskender Ali Mihr = Yoksa onların, mülkden bir nasibi mi var? Öyle olsaydı insanlara bir çekirdek bile vermezlerdi.

nakîran

  Nisâ / 53 -

 İlyas Yorulmaz = Yoksa onlar, Allah’ın mülkünden pay sahibi olduklarını mı zannediyorlar? Öyle ise niçin insanlardan ihtiyaç sahiplerine, en ufak bir parçasını vermiyorlar?

nakîran

  Nisâ / 124 -

 Diyanet İşleri = Mü’min olarak, erkek veya kadın, her kim salih ameller işlerse, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.

nakîran

  Nisâ / 124 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Erkek olsun, kadın olsun, inanıp da iyi işlerde bulunanlar, cennete girerler ve kıl kadar bile zulüm görmezler, hakları zayi olmaz.

nakîran

  Nisâ / 124 -

 Abdullah Parlıyan = Erkek olsun, kadın olsun her kim de, mü'min olarak doğru ve yararlı işler yaparsa, işte onlar cennete girecekler ve zerre kadar haksızlığa da uğramıyacaklardır.

nakîran

  Nisâ / 124 -

 Adem Uğur = Erkek olsun, kadın olsun, her kim de mümin olarak iyi işler yaparsa, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.

nakîran

  Nisâ / 124 -

 Ahmed Hulusi = İman etmiş olarak erkek veya kadın, kimler hayırlı bir iş yaparlarsa, onlar cennete girerler, zerrece hakları kaybolmaz.

nakîran

  Nisâ / 124 -

 Ahmet Tekin = Erkek olsun, kadın olsun, kimler de mü’min olarak gevşekliği bırakıp, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarından, İslâmî düzenden sorumlu olduğu kısmını hayata geçirirler, iş barışı içinde, bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak, nimetin-ürünün kendisini ilgilendiren alanda bollaşmasını sağlarlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olurlar, cârî-kalıcı hayırlardan-sâlih amellerden imkânları dahilindekileri işlerlerse, işte onlar cennete girerler. Hurma çekirdeğinin üzerindeki minnacık oyuğu dolduracak kadar bile haksızlığa uğratılmazlar.

nakîran

  Nisâ / 124 -

 Ahmet Varol = Erkek veya kadınlardan kimler de imanlı olarak iyiliklerden bir şey işlerlerse bunlar da cennete girerler ve bir zerre kadar bile haksızlığa uğratılmazlar.

nakîran

  Nisâ / 124 -

 Ali Bulaç = Erkek olsun, kadın olsun inanmış olarak kim salih bir amelde bulunursa, onlar cennete girecek ve onlar, bir 'çekirdeğin sırtındaki tomurcuk kadar' bile haksızlığa uğramayacaklardır.

nakîran

  Nisâ / 124 -

 Ali Fikri Yavuz = Mü’min olduğu halde erkek ve kadından kim bir takım sâlih âmellerde bulunursa, işte bu gibiler, cennete girerler ve zerre kadar zulmedilmezler.

nakîran

  Nisâ / 124 -

 Ali Ünal = Erkek olsun kadın olsun, kim de (bütün iman esaslarına inanılması gerektiği gibi inanmış tam) bir mü’min olarak Allah’ın emrettiği şekilde sağlam, doğru, yerinde ve ıslaha yönelik işler yaparsa, işte bu (gerçekten kıymetli) insanlar Cennet’e girerler ve kendilerine en küçük bir haksızlıkta bulunulmaz.