Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ukfur
Diyanet İşleri = Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, “İnkâr et” der; insan inkâr edince de, “Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım” der.
ukfur
Abdulbaki Gölpınarlı = Şeytan gibi, hani insana, kâfir ol der de insan kâfir oldu muydu, şüphe yok ki der, ben senden tamâmıyla uzağım, şüphe yok ki ben, âlemlerin Rabbi Allah'tan korkarım.
ukfur
Abdullah Parlıyan = Yahudileri aldatan münafıkların durumu da, tıpkı şeytanın durumuna benzer ki; insana “İnkar et!” dedi, insan da inkâr edince: “Ben senden uzağım, senin yaptıklarından sorumlu değilim, ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım” dedi.
ukfur
Adem Uğur = Münafıkların durumu tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana "İnkâr et" der. İnsan inkâr edince de: Ben senden uzağım, çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım, der.
ukfur
Ahmed Hulusi = (Yahudi münafıkların ibretlik durumu) insana: "Küfret (hakikatini inkâr ile bedenselliği yaşa esfeli sâfîliyn olan dünyaN yaşamında)!" diye fikir veren şeytanın ibretlik durumu gibidir! (İnsan) küfrettiğinde (hakikatini inkârda kilitlendiğinde ise), "Muhakkak ki ben senden berîyim! Doğrusu ben Rabb-ül âlemîn olan Allâh'tan korkarım" dedi.
ukfur
Ahmet Tekin = Müslüman görünerek İslâm’a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münâfıkların durumu, tıpkı şeytanın durumu gibidir. Şeytan insana:'İnkâr et, nankörlük et' der. İnkâr edip nankörlük edince de:'Benim seninle ilgim yok, senden uzağım. Ben, âlemlerin, bütün varlıkların Rabbi Allah’tan korkarım.' der.
ukfur
Ahmet Varol = Tıpkı şeytanın durumu gibi. O insana: 'İnkar et' dedi. (İnsan) inkar edince de: 'Ben senden uzağım. Doğrusu ben alemlerin Rabbi Allah'tan korkuyorum' dedi.
ukfur
Ali Bulaç = Şeytanın durumu gibi; çünkü insana "İnkâr et" dedi, inkâr edince de: "Gerçek şu ki, ben senden uzağım. Doğrusu ben, alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım" dedi.
ukfur
Ali Fikri Yavuz = (Yahudi’leri savaşa teşvik hususunda münafıkların hali), şeytanın hali gibidir: Hani insana “Kâfir ol.” demişti de, kâfir olunca: “- Ben, senden berîyim; çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’dan korkarım.” deyiverdi.
ukfur
Ali Ünal = (Onları savaşa teşvik eden münafıkların) durumu ise tıpkı şeytanın durumunu andırmaktadır ki, o şeytan, önce insana “İnkâr et!” diye telkinde bulunur; insan inkâr edince de, “Ben senden uzağım, seninle bir alâkam olamaz; çünkü ben, Âlemlerin Rabbi Allah’tan korkarım.” der (ve sıvışır).
ukfur
Bayraktar Bayraklı = Münafıklar şeytan gibidirler. Çünkü şeytan insana, “İnkâr et” der. İnsan inkâr edince de, “Ben senden uzağım; çünkü ben, âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım” der.[624]
ukfur
Bekir Sadak = Ikiyuzlulerin durumu insana: «Inkar et!» deyip, insan da inkar edince: «Dogrusu ben senden uzagim; alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarim» diyen seytanin durumu gibidir.
ukfur
Celal Yıldırım = (Bunların) misâli, hani insana ; «İnkâr et» diyen ve insan inkâr edince de, «doğrusu ben senden beriyim, uzağım ; ben elbette âlemlerin Rabbından korkarım» diyen Şeytan'a benzer.
ukfur
Cemal Külünkoğlu = Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana: “İnkâr et” der; (insan) inkâr edince de: “Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'ın (azabından) korkarım” der.
ukfur
Diyanet İşleri (eski) = İkiyüzlülerin durumu insana: 'İnkar et!' deyip, insan da inkar edince: 'Doğrusu ben senden uzağım; Alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım' diyen şeytanın durumu gibidir.
ukfur
Diyanet Vakfi = Münafıkların durumu tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana «İnkâr et» der. İnsan inkâr edince de: Ben senden uzağım, çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım, der.
ukfur
Edip Yüksel = Onlar tıpkı şeytan gibidir: İnsana, 'İnkar et' der. Sonra o inkar edince de, 'Benim seninle bir ilişkim yok. Ben, evrenlerin Rabbi ALLAH'tan korkarım,' der.
ukfur
Elmalılı Hamdi Yazır = Tıbkı Şeytanın meseli gibi ki hani insana küfret dedi de küfredince ben dedi senden beriyim, çünkü ben âlemlerin rabbi olan Allahdan korkarım
ukfur
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Tıpkı şeytanın meseli gibi ki, insana: «İnkar et!» dedi de, inkar edince: «Ben senden uzağım; çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım!» dedi.
ukfur
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Yahudileri kandıran münafıkların durumu da) tıpkı şeytanın durumuna benzer ki insana «İnkâr et.» dedi, (insan) inkar edince de: «Ben senden uzağım, ben âlemlerin Rabb'i Allah'tan korkarım!» dedi.
ukfur
Gültekin Onan = Şeytanın durumu gibi; çünkü insana "küfret" dedi; küfredince de: "Gerçek şu ki, ben senden uzağım. Doğrusu ben, alemlerin rabbi olan Tanrı'dan korkarım" dedi.
ukfur
Harun Yıldırım = Şeytanın durumu gibi; çünkü insana: “İnkâr et!” der. İnkâr edince de: “Gerçek şu ki, ben senden uzağım, çünkü ben alemlerin Rabbi Allah’tan korkarım.” der.
ukfur
Hasan Basri Çantay = (Yahudileri muhaarebeye teşvıyk eden münafıkların haali de) şeytanın haali gibidir. Çünkü (şeytan) insana «Küfret» der de o küfredince «Ben hakıykaten senden uzağım. Çünkü ben aalemlerin Rabbi olan Allahdan korkarım» der!
ukfur
Hayrat Neşriyat = (Onların misâli;) şeytanın hâli gibidir ki, hani insana: 'İnkâr et!' demişti. Artık(insan) inkâr edince de: 'Doğrusu ben, senden uzağım; çünki ben âlemlerin Rabbi olan Allah’(ın azâbın)dan korkarım!' demişti.
ukfur
İbni Kesir = Şeytanın durumu gibi; hani o, insana; küfret, deyip de küfredince; doğrusu ben senden uzağım, çünkü ben; alemlerin Rabbı Allah'tan korkarım, demişti.
ukfur
Kadri Çelik = (İkiyüzlülüklerinin durumu,) İnsana, “İnkâr et” deyip insan da inkâr edince, “Doğrusu ben senden uzağım; âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım” diyen şeytanın durumu gibidir.
ukfur
Muhammed Esed = tıpkı Şeytanın insana: "Hakikati inkar et!" deyip (insan da) inkar edince, "Bak, ben senden, (senin yaptıklarından) sorumlu değilim, ben bütün alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım!" dediği zaman(ki) gibi.
ukfur
Mustafa İslamoğlu = Tıpkı malum Şeytan örneğinde olduğu gibi: Hani o insana "inkar et" diye telkin eder, ona uyup inkar edince de "Ben senin yaptığından sorumlu değilim, çünkü ben alemlerin Rabbi Allah'tan korkarım" der.
ukfur
Ömer Nasuhi Bilmen = Şeytanın meseli gibi ki, vaktiyle insana «Kâfir ol!» dedi, Vaktâ tâ ki kâfir oldu. (Şeytan) Dedi ki: «Şüphe yok ben senden uzağım. Muhakkak ki ben âlemlerin Rabbinden korkarım.»
ukfur
Ömer Öngüt = (Münafıkların durumu) şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana: "İnkâr et!" der. İnkâr edince de: "Ben senden uzağım, ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım. " der.
ukfur
Şaban Piriş = Tıpkı şeytan gibidirler. Hani o insana: -İnkar et! der, İnsan da inkar edince: -Ben senden uzağım, ben Alemlerin Rabbinden korkarım! der.
ukfur
Sadık Türkmen = Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana; “İnkâr et” der, insan inkâr edince de; “Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım” der.
ukfur
Seyyid Kutub = İkiyüzlülüklerinin durumu insana: «inkar et» deyip insan da inkar edince: «Doğrusu ben senden uzağım; alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım» diyen şeytanın durumu gibidir.
ukfur
Suat Yıldırım = Yahudileri savaşa teşvik eden münafıkların durumu ise tıpkı şeytan’ın durumuna benzer ki o, insana: "Dine inanma, reddet!" diye telkin eder. O kendisine kulak verip kâfir olunca da şöyle der: "Ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbinden korkarım!"
ukfur
Süleyman Ateş = (Onların durumu) tıpkı şeytânın durumuna benzer ki insana "İnkâr et" dedi. (İnsan) inkâr edince de: "Ben seden uzağım, ben âlemlerin Rabbi Allah'tan korkarım!" dedi.
ukfur
Tefhim-ul Kuran = Şeytanın durumu gibi; çünkü insana «Küfret!» dedi, o da küfre sapınca: «Gerçek şu ki, ben senden uzağım. Doğrusu ben, alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım» dedi.
ukfur
Ümit Şimşek = Şeytanın hali de böyledir. İnsana 'Kâfir ol' der. O kâfir olduğunda da 'Ben senden uzağım; çünkü ben Âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım' deyiverir.
ukfur
Yaşar Nuri Öztürk = Durumları, şeytanın durumuna benziyor. Hani, şeytan insana, "Küfret/inkâr et!" der, insan küfür ve inkâra sapınca da şöyle konuşur: "Vallahi ben senden uzağım; ben, âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım!"
ukfur
İskender Ali Mihr = (Münafıkların size vaadleri), şeytanın (vaadlerinin) durumu gibidir. İnsana: “İnkâr et (kâfir ol).” demişti. Fakat, inkâr ettiği zaman: “Muhakkak ki ben senden uzağım, elbette ben, âlemlerin Rabbi Allah’tan korkarım.” dedi.
ukfur
İlyas Yorulmaz = Şeytanın durumu gibi, insana “Doğruları inkar et” dediğinde, insan inkar ettiği zaman “Ben (inkar etmenden dolayı) senden uzağım, ben alemlerin Rabbi Allah dan korkarım” der.
ve ukfurû
Diyanet İşleri = Kitap ehlinden bir grup, “Mü’minlere indirilene günün başlangıcında inanın, sonunda da inkâr edin, belki onlar (size bakarak) dönerler” dedi.
ve ukfurû
Abdulbaki Gölpınarlı = Kitap ehlinin bir bölüğü de dedi ki: İman edenlere indirilene gündüzün inanın, akşam üstü inanmayın, kâfir olun, belki iman edenler de inançlarından dönerler.
ve ukfurû
Abdullah Parlıyan = Bize de kitap verildi diyenlerden bazısı birbirlerine şöyle der: “Muhammed'e indirilene inananlara günün başında inandığınızı söyleyin, daha sonra geleni inkâr edin ki, belki o mü'minler dinlerinden dönerler.”
ve ukfurû
Adem Uğur = Ehl-i kitaptan bir gurup şöyle dedi: "Müminlere indirilmiş olana sabahleyin (görünüşte) inanıp akşamleyin inkâr edin. Belki onlar (böylece dinlerinden) dönerler.
ve ukfurû
Ahmed Hulusi = Kendilerine hakikat bilgisi gelmiş olanlardan bir grup şöyle dediler: "Şu iman edenlerin yanına sabah varıp, 'inzâl edilenlere iman ettik' deyin. Günün sonunda da (düşündük olmaz böyle şey diyerek) inkâr edin. Böylece belki onlar da (size uyup) dönerler. "
ve ukfurû
Ahmet Tekin = Ehl-i kitaptan bir grup:'İman edenlere indirilene, Kur’ân’a, günün başlangıcında sözde iman edin, günün sonunda da inkâr edin. Belki onlar da dinlerinden dönerler.' dediler.
ve ukfurû
Ahmet Varol = Kitap ehlinden bir topluluk dedi ki: 'İman edenlere indirilen şeylere günün başında inanın ve sonunda inkar edin; belki dönerler.' [12]
ve ukfurû
Ali Bulaç = Kitap Ehlinden bir bölümü, dedi ki: "İman edenlere inene gündüzün başlangıcında inanın, bitiminde ise inkar edin. Belki onlar da dönerler."
ve ukfurû
Ali Fikri Yavuz = Yahudîlerden bir topluluk diğerlerine şöyle dedi: “- Müminlere indirilen Kur’ân’a, gündüzün evvelinde inanın ve sonunda inkâr edin (ki müminler şüpheye düşer de) olur ki, dinlerinden dönerler.
ve ukfurû
Ali Ünal = Kitap Ehli’nden bir grup da (birbirlerine) şöyle demektedir: “Şu iman edenlere indirilene günün ilk bölümünde inanmış görünüverin; günün sonunda ise onu inkâr edin: belki böylece dinlerinden şüpheye düşüp, önceki hallerine ve inançlarına geri dönerler.