Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve lâ yecid
Diyanet İşleri = İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.
ve lâ yecid
Abdulbaki Gölpınarlı = Ne sizin boşuna kuruntularınızın aslı var, ne kitap ehlinin kuruntularının aslı. Kim kötülük ederse cezasını görür ve Allah'tan başka ne bir dost bulur, ne bir yardımcı.
ve lâ yecid
Abdullah Parlıyan = Öteki alemdeki kurtuluş; ne sizin vahye dayanmayan kuruntularınızla, ne de bize de kitap verildi diyen, önceki toplumların kuruntularıyla gerçekleşecek değildir. Kim bir kötülük yaparsa, onunla cezalanır, kendisi için Allah'tan başka dost da, yardımcı da bulamaz.
ve lâ yecid
Adem Uğur = Ne sizin kuruntularınız ne de ehl-i kitabın kuruntuları (gerçektir); kim bir kötülük yaparsa onun cezasını görür ve kendisi için Allah'tan başka dost da, yardımcı da bulamaz.
ve lâ yecid
Ahmed Hulusi = (Sünnetullah - Allâh sistem ve düzeni) ne sizin kuruntularınıza ne de kendilerine daha önce hakikat bilgisi verilmiş (de onu değerlendirememiş) olanların kuruntularına göre değildir! Kim bir kötülük yaparsa onun sonuçlarını yaşar! (Artık bundan sonra da) Allâh dûnunda olan ne bir hâmi ne de bir yardımcı bulabilir!
ve lâ yecid
Ahmet Tekin = Ne sizin hayalleriniz, kuruntularınız, ne de ehl-i kitabın hayalleri, kuruntuları gerçekleşecektir. İnsanları Allah’ın azabından kurtaracak olan imanları, amel-i sâlihleridir. Kim bilinçli olarak bir kötülük yaparsa, dünyada da âhirette de onun cezasını görür. Kendisi için Allah’ın dışında kulu durumundakilerden veli, koruyucu ve yardım eden de bulamaz.
ve lâ yecid
Ahmet Varol = Bu ne sizin kuruntularınıza ne de kitap ehlinin kuruntularına göredir. [22] Kim bir kötülük işlerse ona karşılık cazalandırılır ve kendisi için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulabilir.
ve lâ yecid
Ali Bulaç = Ne sizin kuruntularınızla, ne de Kitap Ehlinin kuruntularıyla değil. Kim kötülük yaparsa, onunla ceza görür; o, Allah'tan başka bir veli (dost) ve bir yardımcı bulamaz.
ve lâ yecid
Ali Fikri Yavuz = Ey müşrikler, ne sizin putlardan yardım görme kuruntularınızla, ne de ehl-i kitabın (Yahudi ve Hristiyanların) kendilerini selâmette görmeleri kuruntularıyla Allah’ın bu vaad ve sevabına kavuşulmaz. Kim bir kötü iş yaparsa, onunla cezalanır ve kendisine Allah’dan başka ne bir dost bulabilir, ne de bir yardımcı...
ve lâ yecid
Ali Ünal = Mesele, ne sizin kuruntularınız, ne de Ehli Kitabın kuruntuları gibidir. (Hiçbir kimse veya kavmin Allah katında bir ayrıcalığı yoktur. Gerçek, sadece şudur:) Kim bir fenalık işlerse onun karşılığını görür ve kendisi için Allah’tan başka, (onu cezadan kurtaracak) ne bir koruyucu, sahiplenici, ne de bir yardımcı bulabilir.
ve lâ yecid
Bayraktar Bayraklı = İş, ne sizin kuruntularınızla, ne de kitap ehlinin kuruntularıyla olur. Kötülük yapan, onunla cezalandırılır ve kendisine Allah'tan başka ne dost ne de yardımcı bulur.
ve lâ yecid
Bekir Sadak = Bu, sizin kuruntulariniza ve Kitap ehlinin kuruntularina gore degildir. Kim fenalik yaparsa cezasini gorur, kendisine Allah'tan baska ne dost ve ne de yardimci bulur.
ve lâ yecid
Celal Yıldırım = Durum sizin kuruntunuza göre de değildir, Kitap ehli'nin kuruntusuna göre de değildir: Kim bir kötülük işlerse, onunla cezalanır ve artık o kendi lehine Allah'tan başka ne bir dost. ne de bir yardımcı bulabilir.
ve lâ yecid
Cemal Külünkoğlu = (Ey müşrikler!) Ne sizin (putlardan yardım görme) kuruntularınızla, ne de Ehl-i Kitabın (Yahudi ve Hıristiyanların) kendilerini selâmette görmeleri kuruntularıyla Allah'ın bu vaad ve sevabına kavuşulmaz. Kim bir kötü iş yaparsa, onunla cezalanır ve kendisine Allah'tan başka ne bir dost bulabilir, ne de bir yardımcı.
ve lâ yecid
Diyanet İşleri (eski) = Bu, sizin kuruntularınıza ve Kitap ehlinin kuruntularına göre değildir. Kim fenalık yaparsa cezasını görür, kendisine Allah'tan başka ne dost ve ne de yardımcı bulur.
ve lâ yecid
Diyanet Vakfi = Ne sizin kuruntularınız ne de ehl-i kitabın kuruntuları (gerçektir); kim bir kötülük yaparsa onun cezasını görür ve kendisi için Allah'tan başka dost da, yardımcı da bulamaz.
ve lâ yecid
Edip Yüksel = Bu, ne sizin kuruntularınız ne de kitap halkının kuruntularıra göredir: Kim bir kötülük işlerse karşılığını bulur ve ALLAH'tan başka bir Sahip ve Yardımcı bulamaz
ve lâ yecid
Elmalılı Hamdi Yazır = O, sizin kuruntularınızla da değil, ehli kitabın kuruntulariyle de değil, kim bir kötülük yaparsa onunla cezalanır ve Allahdan beride ne bir veliy bulabilir ne de bir nasîr
ve lâ yecid
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = O, ne sizin kuruntularınıza, ne de kitap ehlinin kuruntularına göredir. Kim bir kötülük yaparsa onunla cezalanır ve Allah'tan başka da ne bir koruyucu, ne de bir yardımcı bulabilir.
ve lâ yecid
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (İş), ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kötülük yapan, o yüzden cezalandırılır. O, kendisine Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.
ve lâ yecid
Gültekin Onan = Ne sizin kuruntularınızla, ne de Kitap ehlinin kuruntularıyla değil. Kim kötülük yaparsa, onunla ceza görür; o, Tanrı'dan başka bir veli (dost) ve bir yardımcı bulamaz.
ve lâ yecid
Harun Yıldırım = Sizin kuruntularınıza ve ehli kitabın kuruntularına göre değildir. Her kim bir kötülük yaparsa onunla cezalandırılır ve kendisi için Allah’tan başka bir veli de bulamaz yardımcı da.
ve lâ yecid
Hasan Basri Çantay = (İş) ne sizin kuruntularınızla, ne de kitablıların kuruntularıyle (olub bitmiş) değildir. Kim bir kötülük yaparsa onunla cezalanır ve o, kendisine Allahdan başka ne bir yâr, ne bir mededkâr da bulamaz.
ve lâ yecid
Hayrat Neşriyat = (Allah’ın va'di,) ne sizin boş temennîleriniz, ne de ehl-i kitâbın asılsız kuruntuları ile (bağımlı) değildir. (Gerçek şudur ki:) Kim bir kötülük yaparsa, onunla cezâlandırılır ve (o takdirde) kendisine Allah’dan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir!
ve lâ yecid
İbni Kesir = Ne sizin kuruntunuzla, ne de kitab ehli olanların kuruntularıyladır. Kim, kötü iş yaparsa; cezasını görür. Ve kendisine Allah'tan başka ne bir dost bulabilir, ne de bir yardımcı.
ve lâ yecid
Kadri Çelik = Bu (ilahi vaat), sizin kuruntularınıza ve kitab ehlinin kuruntularına göre değildir. Kim kötülük yaparsa cezasını görür, kendisine Allah'tan başka ne bir veli ve ne de bir yardımcı bulur.
ve lâ yecid
Muhammed Esed = Kötülük işleyen(in) cezalandırılacak (olması) ve kendisini Allaha karşı savunacak ve yardım edecek bir kimse bulamaması, ne sizin kuruntularınıza uygun düşer, ne de geçmiş vahiy mensuplarının kuruntularına.
ve lâ yecid
Mustafa İslamoğlu = Değil, sizin kuruntularınız da, geçmiş vahiy mensuplarının kuruntuları da belirleyici değil: Kötülük işleyen herkes cezalandırılacaktır. Allah'tan başka dost ve yardımcı da bulamayacaktır.
ve lâ yecid
Ömer Nasuhi Bilmen = Sizin kuruntularınızla değildir, ehl-i kitabın kuruntuları ile de değildir. Her kim bir kötülük yaparsa onunla cezalandırılır. Ve kendisi için Allah Teâlâ'dan başka ne bir yâr ve ne de bir yardımcı bulamaz.
ve lâ yecid
Ömer Öngüt = Ne sizin kuruntularınız, ne de ehl-i kitabın kuruntusu. Kötülük yapan cezasını çeker. Kendisine Allah'tan başka ne bir dost bulabilir ne de bir yardımcı.
ve lâ yecid
Şaban Piriş = (Ey müşrikler!) Sizin boş ümit ve kuruntularınız da, ehli kitabın kuruntu ve hayalleri de hiç bir şey değildir. Kim bir kötülük işlerse onun cezasını görür. O, kendisi için Allah’tan başka bir veli ve yardımcı bulamaz.
ve lâ yecid
Sadık Türkmen = Iş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.
ve lâ yecid
Seyyid Kutub = Allah'ın vereceği mükafatı elde etmek ne sizin ne Kitap Ehli'nin kuruntularına göre olmaz. Kim kötülük işlerse cezasına çarpılır ve Allah'tan başka hiçbir dost, hiçbir yardım edici bulamaz.
ve lâ yecid
Suat Yıldırım = Allah’ın vâd ettiği bu mükâfat, ne sizin temennileriniz, ne de Ehl-i kitabın temennileri ile elde edilmez. Kim kötü iş yaparsa onun cezasını bulur ve Allah’tan başka, kendisini o azaptan kurtaracak ne bir hâmi, ne de bir yardımcı bulamaz.
ve lâ yecid
Süleyman Ateş = (İş) Ne sizin kuruntularınızla, ne Kitap ehlinin kuruntularıyla olmaz. Kötülük yapan, onunla cezâlandırılır ve kendisine Allah'tan başka ne dost, ne de yardımcı bulamaz (Allâh'ın vereceği cezâyı hiç kimse ondan savamaz).
ve lâ yecid
Tefhim-ul Kuran = Ne sizin kuruntularınızla, ne de Kitap Ehlinin kuruntularıyla değil. Kim kötülük yaparsa, onunla ceza görür; o, Allah'tan başka bir veli (dost) ve bir yardımcı bulamaz.
ve lâ yecid
Ümit Şimşek = Allah'ın vaadi ne sizin kuruntularınıza tâbidir, ne de Kitap Ehlinin kuruntularına. Kötülük işleyen onun cezasını görür; kendisine Allah'tan başka bir dost veya yardımcı da bulamaz.
ve lâ yecid
Yaşar Nuri Öztürk = İş ne sizin kuruntularınızla/hurafelerinizle/anlamını bilmeden okuyuşlarınızla ne de Ehlikitap'ın kuruntuları/hurafeleri/anlamını bilmeden okuyuşlarıyla çözülür. Kötülük yapan onunla cezalandırılır. Ve böyle biri, kendisi için Allah dışında ne bir dost bulur ne de bir yardımcı.
ve lâ yecid
İskender Ali Mihr = Sizin emaniyenizle ve kitap ehlinin emaniyesi ile değil, kim kötülük yaparsa (sadece) onunla cezalandırılır. Ve kendisi için Allah’tan başka bir velî ve bir yardımcı bulamaz.
ve lâ yecid
İlyas Yorulmaz = Sizin aklınızdan geçirdiğiniz kuruntular ve kendilerine kitap verilenlerin akıllarından geçirdikleri (ahiretle ilgili) kuruntular hiçbir şey değildir. (Gerek sizden gerekse ehli kitaptan) Kim kötü bir iş yaparsa, yaptığı kötülüğün karşılığı ile cezalandırılır ve o kişi Allah dan başka ne bir koruyucu, nede bir yardımcı bulur.
ve lâ yecidûne
Diyanet İşleri = De ki: “Eğer Allah size bir kötülük dilese, sizi Allah’tan koruyacak kimdir? Yahut size bir rahmet dilese, buna engel olacak kimdir?” Onlar kendilerine Allah’tan başka hiçbir dost ve hiçbir yardımcı bulamazlar.
ve lâ yecidûne
Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Allah size bir kötülük gelmesini dilerse, yahut bir rahmete nâil olmanızı isterse kimdir sizi Allah'tan kurtaracak ve Allah'tan başka onlar, ne bir dost bulabilirler, ne bir yardımcı.
ve lâ yecidûne
Abdullah Parlıyan = De ki: Allah size bir zarar vermek istese, sizi ondan kim koruyabilir? Yahut size merhamet ederse, size kim zarar verebilir? Onlar kendilerine Allah'tan başka, ne bir dost ve ne de bir yardımcı bulabilirler.
ve lâ yecidûne
Adem Uğur = De ki: Allah size bir kötülük dilerse, O'na karşı sizi kim korur; ya da size rahmet dilerse (size kim zarar verebilir)? Onlar, kendilerine Allah'tan başka ne bir dost bulurlar ne de bir yardımcı.
ve lâ yecidûne
Ahmed Hulusi = De ki: "Eğer sizden bir kötülük (açığa çıkarmayı) irade ederse yahut sizden bir rahmet (açığa çıkarmayı) irade ederse, sizi Allâh'a (iradesine) karşı kim korur?" Allâh dûnunda ne bir Veliyy ne de bir yardımcı bulamazlar.
ve lâ yecidûne
Ahmet Tekin = 'Allah size bir zarar vermek isterse, O’na karşı sizi kim korur? Ya da, sizi rahmetine mazhar etmek isterse, size kim zarar verebilir? Onlar kendilerine Allah’ın dışında, kulları durumundakilerden, ne bir velî, bir koruyucu bulabilirler, ne de bir yardım eden.' de.
ve lâ yecidûne
Ahmet Varol = De ki: 'Size bir kötülük dilese sizi Allah'tan koruyacak veya size bir rahmet dilese (engel olacak) kimdir? Onlar, kendileri için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulabilirler.
ve lâ yecidûne
Ali Bulaç = De ki: "Size bir kötülük isteyecek olsa sizi Allah'tan koruyacak veya size bir rahmet isteyecek olsa (buna engel olacak) kimdir?" Onlar, kendileri için Allah'ın dışında ne bir veli, ne bir yardımcı bulamazlar.
ve lâ yecidûne
Ali Fikri Yavuz = De ki: “-Eğer Allah size bir azab dilerse veya size bir rahmet murad ederse, sizi Allah’dan koruyabilecek ve rahmetini engelliyecek kimdir?” Onlar, kendilerine Allah’dan başka hiç bir dost ve yardımcı bulamazlar.
ve lâ yecidûne
Ali Ünal = De ki: “Eğer Allah hakkınızda bir felâket dilemişse ya da bir rahmet dilemişse, kimin haddine ki, hakkınızda dilediğini yapması hususunda Allah’a mani olabilsin?” Eğer Allah onları terketmişse, onlar artık ne işlerini havale edebilecekleri ve kendilerini sahiplenecek bir veli bulabilirler, ne de bir yardımcı.