Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve zekâten
Diyanet İşleri = (12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) “Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl” dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah’tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.
ve zekâten
Abdulbaki Gölpınarlı = Katımızdan ona bir kalb yumuşaklığı, bir temizlik ihsân ettik ve o, mabûdundan çekinirdi.
ve zekâten
Abdullah Parlıyan = Tarafımızdan O'na, kalp yumuşaklığı ve arınmışlık… da vermiştik de, o günah ve fenalıkların tümünden sakınırdı.
ve zekâten
Adem Uğur = Tarafımızdan ona kalp yumuşaklığı ve temizlik de (verdik). O, çok sakınan bir kimse idi.
ve zekâten
Ahmed Hulusi = Ve ledünnümüzden bir ruhanî hayat ve bir sâfiye (zekât) verdik. . . Korunma konusunda çok hassastı!
ve zekâten
Ahmet Tekin = Ona yüce katımızdan sevgi ve merhamet, ruh temizliği verdik. O takvâ sahibi, itaatkâr, samimi, günahlardan arınan, azaptan korunan, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan biri idi.
ve zekâten
Ahmet Varol = Tarafımızdan ona bir gönül yumuşaklığı ve temizlik de (verdik). O sakınan biriydi.
ve zekâten
Ali Bulaç = Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.
ve zekâten
Ali Fikri Yavuz = Hem de tarafımızdan bir merhamet ve günahlardan bir pâklik verdik. O çok takvâ sahibi idi.
ve zekâten
Ali Ünal = Yine O’na, tarafımızdan büyük şefkat ve merhametle birlikte saffet, samimiyet ve tertemiz bir gönül ihsan ettik. O, günahlardan çok sakınan bir insandı.
ve zekâten
Bayraktar Bayraklı = Ona kalp yumuşaklığı ve temizliği verdik. O, çok sakınan birisi idi.
ve zekâten
Bekir Sadak = (12-14) «Ey Yahya! Kitaba kuvvetle saril» deyip daha cocukken ona hikmet, katimizdan kalp yumusakligi ve safiyet verdik. O, Allah'tan sakinan ve anasina babasina karsi iyi davranan bir kimse idi, bas kaldiran bir zorba degildi.
ve zekâten
Celal Yıldırım = (12-13-14) Ey Yahya ! Kitaba bütün gücünle sarıl, dedik. Biz ona henüz çocuk iken hikmet (ilim ve irfan) verdik. Ayrıca kendi katımızdan bir ince kalblilik, yufka yüreklilik ve paklık sunduk. O zaten (günah ve fenalıktan) sakınan, ana - babasına çok iyi davranan idi; o zorba ve isyankâr değildi.
ve zekâten
Cemal Külünkoğlu = (12-15) (Ve Yahya doğup büyüyünce kendisini peygamber yaptık ve:) “Ey Yahya! İlahi mesaja sımsıkı sarıl!” (diye ona öğüt verdik). O, daha küçük bir oğlanken biz ona doğru ve kuşatıcı düşünme yeteneği vermiştik. O, Allah'a karşı gelmekten sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi. Bunun içindir ki, doğduğu gün de, öldüğü gün de, (Allah'ın) selamı onun üzerindeydi ve diriltileceği gün de (ona) selam olsun!
ve zekâten
Diyanet İşleri (eski) = (12-14) 'Ey Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl' deyip daha çocukken ona hikmet, katımızdan kalp yumuşaklığı ve safiyet verdik. O, Allah'tan sakınan ve anasına babasına karşı iyi davranan bir kimse idi, baş kaldıran bir zorba değildi.
ve zekâten
Diyanet Vakfi = Tarafımızdan ona kalp yumuşaklığı ve temizlik de (verdik). O, çok sakınan bir kimse idi.
ve zekâten
Edip Yüksel = Ek olarak katımızdan bir şefkat ve dürüstlük... Erdemli birisiydi.
ve zekâten
Elmalılı Hamdi Yazır = Hem de ledünnümüzden bir rikkat ve bir pâklik, ki çok takvaşiar idi
ve zekâten
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Hem de katımızdan yumuşak bir kalplilik ve bir temizlik verdik ona. O, çok takva sahibi biri idi.
ve zekâten
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Hem de katımızdan bir merhamet ve (günahlardan) paklık verdik, o çok takva sahibi idi.
ve zekâten
Gültekin Onan = Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.
ve zekâten
Harun Yıldırım = Katımızdan ona bir kalp inceliği ve temizlik de. O, çok sakınan bir kimse idi.
ve zekâten
Hasan Basri Çantay = (12-13-14) (Yahyâyi ihsan etdik ve ona çocukluğunda:) «Ey Yahya, kitabı kuvvetle tut» (dedik). Henüz sabî iken ona hikmet verdik. Tarafımızdan (ona) bir kalb yumuşaklığı ve (günâhlardan) temizlik (verdik). O, çok müttekıy idi. Anasına, babasına da itaatkârdı. Bir serkeş ve aasî değildi.
ve zekâten
Hayrat Neşriyat = Tarafımızdan (ona) bir kalb yumuşaklığı ve (günahlardan) bir temizlik de(verdik). Hem (o,) takvâ sâhibi bir kimse idi.
ve zekâten
İbni Kesir = Katımızdan bir kalb yumuşaklığı ile safiyet verdik. O, takva sahibi biri idi.
ve zekâten
Kadri Çelik = Katımızdan ona bir merhamet ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.
ve zekâten
Muhammed Esed = ve katımızdan bir ruh inceliği ve arınmışlık... Öyle ki, Bize karşı o (her zaman) bilinç ve duyarlık içinde idi;
ve zekâten
Mustafa İslamoğlu = Ve kendi katımızdan ince ruhlu bir sevecenlik ve kendini geliştirme yeteneği bahşetmiştik; dahası o, sorumluluk sahibi biriydi;
ve zekâten
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve O'na tarafımızdan bir rahmet, bir nezahet (verdik) ve çok muttakî oldu.
ve zekâten
Ömer Öngüt = Nezdimizden bir merhamet ve sâfiyet verdik. O çok takvâ sahibi idi.
ve zekâten
Şaban Piriş = Katımızdan bir kalp yumuşaklığı ve arınmışlık vermiştik. O takva sahibiydi.
ve zekâten
Sadık Türkmen = Katımızdan ona bir acıma duygusu ve temizlik verdik. O korunan bir kul oldu.
ve zekâten
Seyyid Kutub = Yine ona tarafımızdan sevecenlik ve kalp temizliği bağışladık. O kötülüklerden sakınan bir kimse idi.
ve zekâten
Suat Yıldırım = (12-14) "Yahya! Kitaba var kuvvetinle sarıl!" dedik ve henüz çocuk iken ona hikmet verdik. Tarafımızdan bir merhamet, arı duru bir gönül de ihsan ettik. O, Allah’ı sayıp günahtan sakınan bir insandı. Anne ve babasına iyi davranan hayırlı bir evlattı, asla zorba ve isyankâr biri değildi.
ve zekâten
Süleyman Ateş = Katımızdan bir rahmet (bir acıma duygusu) ve temizlik de (verdik; o günâhlardan) korunan oldu.
ve zekâten
Tefhim-ul Kuran = Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik.) O, çok takva sahibi biriydi.
ve zekâten
Ümit Şimşek = Tarafımızdan ona bir şefkat ve bir arınmışlık verdik. O da takvâ sahibi bir kul oldu.
ve zekâten
Yaşar Nuri Öztürk = Katımızdan bir kalp yumuşaklığı, bir temizlik verdik. Korunan biriydi o.
ve zekâten
İskender Ali Mihr = Ve katımızdan ona, sevgi ve zekât (nefs tezkiyesi) (verdik). Ve o, takva sahibi oldu.
ve zekâten
İlyas Yorulmaz = Yahya’ya katımızdan (insanları) sevme ve temizleme duygusu verdik. O, gerçekten samimi olarak Rabbin den sakınan birisiydi.