Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Diyanet İşleri = Sevinçli olarak ailesine dönecektir.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve âilesinin yanına sevinç içinde döner.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Abdullah Parlıyan = ve cennetteki kendi yakınlarına sevinç içinde dönmüş olacaktır.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Adem Uğur = Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Ahmed Hulusi = Ve mutlu olarak cennet ehlinin yapısına dönüşür!

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Ahmet Tekin = Ailesine, mü’minlerin yanına sevinçle dönecek.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Ahmet Varol = Ve ailesine sevinçli olarak dönecektir.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Ali Bulaç = Ve kendi yakınlarına sevinç içinde dönmüş olacaktır.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Ali Fikri Yavuz = Ve sevinçli olarak (cennetteki ailesine) ehline dönecektir.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Ali Ünal = Ve (Cennet’te kendisi için hazırlanan) ev halkının yanına döner sevinç içinde.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Bayraktar Bayraklı = (7-9) Kimin kitabı sağından verilirse, kolay bir hesaba çekilecek ve sevinçle ailesine dönecektir.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Bekir Sadak = (7-9) Amel defteri kendisine sagindan verilen kimse, kolay gecirecegi bir hesaba cekilir ve arkadaslarinin yanina sevincle doner.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Celal Yıldırım = Ve sevinerek arkadaşlarına dönüp gider.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Cemal Külünkoğlu = (7-9) O zaman kimin kitabı (amel defteri) sağından verilirse, O kolay bir hesaba çekilecek ve (cennetteki) yakınlarına sevinç içinde dönecektir.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Diyanet İşleri (eski) = (7-9) Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Diyanet Vakfi = Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Edip Yüksel = Ve arkadaşlarına sevinç içinde dönecektir.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve mesrur olarak ehline gider

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = ve ailesine sevinçli olarak döner.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Gültekin Onan = Ve kendi ehline (yakınlarına) sevinç içinde dönecektir (yenkalibu).

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Harun Yıldırım = Ve ailesine sevinç içinde dönecektir.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Hasan Basri Çantay = ehline de sevinçli dönecekdir.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Hayrat Neşriyat = Ve sevinçli olarak âilesine dönecektir!

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 İbni Kesir = Ve ailesine de sevinçli olarak dönecektir.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Kadri Çelik = Kendi yakınlarına da sevinç içinde dönmüş olur.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Muhammed Esed = ve kendi görüş ve anlayışındaki insanlara sevinçle dön(ebil)ecektir.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Mustafa İslamoğlu = ve cemaati arasına sevinçli bir şekilde dönecek.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (7-9) İmdi kimin kitabı sağ eline verilmiş olursa. Artık bir kolay hesap ile muhasebe edilmiş olur. Ve ehline sevinçli olarak dönmüş bulunur.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Ömer Öngüt = Ve sevinçli olarak âilesine dönecektir.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Şaban Piriş = Ailesinin yanına sevinç içinde dönecektir.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Sadık Türkmen = Ve sevinçli olarak ailesine dönecek!

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Seyyid Kutub = Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Suat Yıldırım = (7-9) Hesap defteri sağ eline verilen kimsenin hesabı kolayca görülür. Ve ailesine sevinç içinde döner.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Süleyman Ateş = Ve sevinçli olarak âilesine dönecektir.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Tefhim-ul Kuran = Ve kendi yakınlarına da sevinç içinde dönmüş olacaktır.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Ümit Şimşek = Ailesine sevinçle dönecektir.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 İskender Ali Mihr = Ve ehline surur içinde sevinçle dönecek.

ve yenkalibu

  İnşikâk / 9 -

 İlyas Yorulmaz = Ehline sevinç içinde geri döner.

yenkalibu

  Bakara / 143 -

 Diyanet İşleri = Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne kadar Allah’ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Resûl’e tabi olanlarla, gerisingeriye dönecekleri ayırd edelim diye kıble yaptık. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.

yenkalibu

  Bakara / 143 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İşte böylece bütün insanlara tanıklık etmeniz, Peygamberin de size tanık olması için sizi, doğru yolun tam ortasında giden bir ümmet yapmışızdır. Zâten evvelce yöneldiğin Kâ'be'yi kıble yapışımızdan maksat da ancak Peygambere uyacak olanları, iki topuğu üstünde gerisin geriye döneceklerden ayırt etmektir. Bu, elbette Allah'ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkalarına ağır gelecek. Allah, imanınızı zayi etmez. Şüphe yok ki Allah, insanları esirgeyicidir, rahîmdir.

yenkalibu

  Bakara / 143 -

 Abdullah Parlıyan = Ve böylece sizin dengeli ve ölçülü, orta yolu tutan bir toplum olmanızı istedik. Yaşantınızla tüm insanlığa Allah'tan gelen gerçekleri yaşayan şahitler olasınız ve elçi de sizin üzerinize aynı şekilde şahit olsun diye. Senin çok isteyip te şu anda üzerinde bulunduğun Kâbe'yi biz ancak; peygambere uyanı, ökçesi üzerine geri dönenden ayırt etmemiz için kıble yaptık. Bu şekilde kıblenin Kudüs'ten Kabe'ye çevrilmesi, Allah'ın yol gösterdiği kimselerden başkasına elbette ağır gelir. Allah sizin imanınızı ve önceden Kudüs'e yönelerek kıldığınız namazları boşa götürecek değildir. Allah insanlara çok şefkat eden ve acıyandır.

yenkalibu

  Bakara / 143 -

 Adem Uğur = İşte böylece sizin insanlığa şahitler olmanız, Resûl'ün de size şahit olması için sizi mutedil bir millet kıldık. Senin (arzulayıp da şu anda) yönelmediğin kıbleyi (Kâbe'yi) biz ancak Peygamber'e uyanı, ökçeleri üzerinde geri dönenden ayırdetmemiz için kıble yaptık. Bu, Allah'ın hidayet verdiği kimselerden başkasına elbette ağır gelir. Allah sizin imanınızı asla zayi edecek değildir. Zira Allah insanlara karşı şefkatli ve merhametlidir.

yenkalibu

  Bakara / 143 -

 Ahmed Hulusi = Böylece, sizi insanlar üzere şahit, Rasûlü de sizin üzerinize Şehiyd kıldık. Siz ümmeti Vasat'sınız (adalet ve Hakkaniyet üzere olan). Kendisine yöneldiğin kıbleyi, Rasûle tâbi olanlarla, ondan yüz çevirip geri dönenleri ayırt etmek için değiştirdik. Allâh'ın hidâyet ettiklerinin dışındakilere bu olay çok ağır gelecektir. Allâh imanınızı boşa çıkarmaz. Allâh insanlara hakikatlerinden açığa çıkan Rauf ve Rahıym'dir.

yenkalibu

  Bakara / 143 -

 Ahmet Tekin = Biz doğru yolu gösterdiğimiz gibi, sizi de, Kur’ân’ı bilen ve bütün insanlara tebliğ eden, çözüm getiren, güvenilir örnek önderler ve doğruları konuşan şâhitler olmanız, ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasûlün, Muhammed’in de Kur’ân’ı tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir örnek önder, doğruları konuşan şâhit olması için sizi mûtedil, âdil, hayırlı, makul, seçkin, ahlâkî değerleri, itidali ve adâleti belirleyici güç kabul eden açık bir toplum, bir millet haline getirdik. Senin arzulayıp da, şu anda yönelmediğin kıbleyi, Kâbeyi, biz ancak peygambere, Kur’ân’a ve sünnete uyanı, ökçeleri üzere geri dönenden ayırt etmemiz için kıble yaptık. Bu iş, elbette, Allah’ın hidayeti, doğru yolu nasip ettiği kimselerin dışındakilere çok ağır gelecekti.Allah imânda sebatınızın, sadakatinizin, imânınızın eseri olan amellerinizin karşılığını yok etmez, kaybetmez. Allah insanlara karşı çok şefkatli, engin merhamet sahibidir.

yenkalibu

  Bakara / 143 -

 Ahmet Varol = Böylece sizi, insanların üzerine şahit olmanız ve peygamberin de sizin üzerinize şahit olması için orta bir ümmet kıldık. Senin daha önce yönelmekte olduğun kıbleyi, insanlardan kimin peygambere uyduğunu ve kimin de ökçelerinin üzerine geriye döndüğünü ortaya çıkarmak amacıyla belirlemiştik. Şüphesiz bu sadece Allah'ın doğru yola eriştirdiği kimselerden başkasına ağır gelir. Allah elbette sizin imanınızı [27] boşa çıkarmayacaktır. Şüphesiz Allah insanlara çok acıyan ve çok rahmet edendir.

yenkalibu

  Bakara / 143 -

 Ali Bulaç = Böylece biz sizi, insanlara şahid (ve örnek) olmanız için orta bir ümmet kıldık; Peygamber de üzerinizde bir şahid olsun. Senin üzerinde bulunduğun (yönü, Ka'be'yi) kıble yapmamız, elçiye uyanları, topukları üzerinde gerisin geri dönenlerden ayırdetmek içindir. Doğrusu (bu,) Allah'ın hidayete ilettiklerinin dışında kalanlar için büyük (bir yük)tür. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz, Allah, insanlara şefkat edendir, esirgeyendir.

yenkalibu

  Bakara / 143 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey Müslümanlar, böylece sizi seçkin ve şerefli bir ümmet kıldık ki, bütün insanlar üzerine adâlet örneği ve hak şâhidleri olasınız. Peygamber de sizin üzerinize şâhit olsun; ve (ey Rasûlüm) hâlen yönelmekte olduğun Kâbe’yi, ancak Rasûle uyanlarla geri dönenler arasını ayırt etmek için kıble kıldık. Gerçi bu kıbleyi çeviriş büyük ve ağır ise de yalnız, o Allah’ın hidâyet ettiği kimselere ağır gelmez ve Allah imanınızı zâyietmez. Muhakkak Allah Tealâ İnsanlara çok merhametlidir, günahlarını bağışlayıcıdır.

yenkalibu

  Bakara / 143 -

 Ali Ünal = (Ey Muhammed Ümmeti!) İşte, (herkes farklı farklı yönlere yönelir, Sıratı Müstakîm’den sapıp değişik yollara girer, ifrat ve tefrit arasında bocalarken) sizi ortada, tam bir denge üzerinde mutedil bir ümmet yaptık ki, bütün insanlar için hem hakkı gösteren, hem de onların yaptıkları konusunda şahitler olasınız ve o (şanı çok yüce, risaletin zirve temsilcisi) Rasûl de sizin üzerinizde aynı şekilde şahit olsun. Daha önce size (Beyti Makdis’i) kıble yapıp (şimdi de değiştirdik ki), kim gerçekten ve samimi olarak o Rasûl’e tâbidir, kim (işine gelmediği zaman) topukları üzerinde gerisin geriye dönüp gitmektedir ortaya çıkaralım (ve böylece gerçek mü’minlerle, zamanı ve hadiseleri kollayanlar, heva ve heveslerine hizmet edenler ayrışsın). Gerçi bu hâl, böyle bir imtihan ağır ve katlanılması zor bir şeydir, fakat (niyetinde samimi olup da) Allah’ın hidayete ulaştırarak imanda sebat nasip ettiklerine değil. Allah, imanınızı (baştan beri imanda gösterdiğiniz sebatınızı ve bu imanınızın en büyük alâmeti olarak, önceki kıblenize doğru da olsa kıldığınız namazlarınızın hiçbirini) mükâfatsız bırakacak değildir. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok şefkat sahibidir; (bilhassa mü’min kullarına karşı) hususî rahmet ve merhameti pek boldur.