Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve yestagfirûne-hu
Diyanet İşleri = Hâlâ mı Allah’a tövbe etmezler ve O’ndan bağışlanma istemezler? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
ve yestagfirûne-hu
Abdulbaki Gölpınarlı = Hâlâ mı tövbe etmeyecekler Allah'a ve hâlâ mı yarlıgamasını istemeyecekler? Ve Allah suçları örter, rahîmdir.
ve yestagfirûne-hu
Abdullah Parlıyan = Öyleyse pişmanlık içinde Allah'a yönelip, O'nun bağışlamasını hâlâ dilemiyecekler mi? Allah çok bağışlayıcıdır, çok acıyandır.
ve yestagfirûne-hu
Adem Uğur = Hâla Allah'a tevbe edip O'ndan bağışlanmayı dilemiyecekler mi? Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
ve yestagfirûne-hu
Ahmed Hulusi = Hâlâ Allâh'a tövbe edip, bağışlanmaları için yalvarmayacaklar mı? Allâh Ğafûr'dur, Rahıym'dir.
ve yestagfirûne-hu
Ahmet Tekin = Hâlâ tevbe edip, günah işlemekten vazgeçerek Allah’a itaate yönelip bağışlanma dilemeyecekler mi? Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.
ve yestagfirûne-hu
Ahmet Varol = Hala Allah'a tevbe edip O'ndan bağışlama dilemiyorlar mı? Allah bağışlayıcı, rahmet edicidir.
ve yestagfirûne-hu
Ali Bulaç = Yine de Allah'a tevbe edip bağışlanma istemeyecekler mi? Oysa Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
ve yestagfirûne-hu
Ali Fikri Yavuz = Hâlâ Allah’a tevbe edip mağfiret dilemiyecekler mi? Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
ve yestagfirûne-hu
Ali Ünal = Öyleyse, halâ içten bir pişmanlık ve bir daha aynı zulmü işlememe kararlılığıyla Allah’a dönüp O’ndan bağışlanma dilemeyecekler mi? Allah, günahları pek çok bağışlayandır; (bilhassa Kendisine yönelen kullarına karşı) hususî merhameti pek bol olandır.
ve yestagfirûne-hu
Bayraktar Bayraklı = Hâlâ Allah'a tövbe edip O'ndan af dilemiyorlar mı? Allah bağışlayandır; merhamet edendir.
ve yestagfirûne-hu
Bekir Sadak = Allah'a tevbe etmezler, O'ndan magfiret dilemezler mi? Oysa Allah Bagislayan'dir, merhamet edendir.
ve yestagfirûne-hu
Celal Yıldırım = Hâlâ Allah'a tevbe edip bağışlanmalarını dilemiyecekler mi ? Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
ve yestagfirûne-hu
Cemal Külünkoğlu = Öyleyse pişmanlık içinde Allah'a yönelip O'nun bağışlamasını hala dilemeyecekler mi? Hâlbuki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
ve yestagfirûne-hu
Diyanet İşleri (eski) = Allah'a tevbe etmezler, O'ndan mağfiret dilemezler mi? Oysa Allah Bağışlayan'dır, merhamet edendir.
ve yestagfirûne-hu
Diyanet Vakfi = Hâla Allah'a tevbe edip O'ndan bağışlanmayı dilemiyecekler mi? Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
ve yestagfirûne-hu
Edip Yüksel = Hâlâ ALLAH'a yönelip ondan bağışlanma dilemiyecekler mi? ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
ve yestagfirûne-hu
Elmalılı Hamdi Yazır = Hâlâ Allah'a tevbe edip, O'ndan mağfiret dilemezler mi! Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.
ve yestagfirûne-hu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bunlar hala Allah'a tevbe edip O'ndan bağışlanmalarını dilemeyecekler mi? Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
ve yestagfirûne-hu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Hâlâ Allah'a tevbe edip O'ndan af dilemiyorlar mı? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
ve yestagfirûne-hu
Gültekin Onan = Yine de Tanrı'ya tevbe edip bağışlanma istemeyecekler mi? Oysa Tanrı bağışlayandır, esirgeyendir.
ve yestagfirûne-hu
Harun Yıldırım = Hala Allah’a tevbe etmeyecek ve O’ndan bağışlanma dilemeyecekler mi? Oysa Allah Ğafûr’dur, Rahîm’dir.
ve yestagfirûne-hu
Hasan Basri Çantay = Haalâ Allaha dönüb Onun mağfiretini istemeyecekler mi onlar? Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
ve yestagfirûne-hu
Hayrat Neşriyat = Onlar hâlâ Allah’a tevbe edip, O’ndan mağfiret dilemeyecekler mi? Hâlbuki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
ve yestagfirûne-hu
İbni Kesir = Hala Allah'a tevbe edip O'ndan mağfiret dilemezler mi? Halbuki Allah; Gafur'dur, Rahim'dir.
ve yestagfirûne-hu
Kadri Çelik = Allah'a tevbe etmezler, O'ndan mağfiret dilemezler mi? Oysa Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
ve yestagfirûne-hu
Muhammed Esed = Öyleyse pişmanlık içinde Allaha yönelip Onun bağışlanmasını hala dilemeyecekler mi? Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.
ve yestagfirûne-hu
Mustafa İslamoğlu = Hala Allah'a yönelip O'ndan af dilemeyecekler mi? Zira Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
ve yestagfirûne-hu
Ömer Nasuhi Bilmen = Hâlâ tevbe edip de Allah Teâlâ'dan mağfiret istemiyecekler midir? Ve Allah Teâlâ gafûrdur, rahîmdir.
ve yestagfirûne-hu
Ömer Öngüt = Hâlâ Allah'a tevbe edip, O'ndan mağfiret dilemezler mi! Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.
ve yestagfirûne-hu
Şaban Piriş = Allah’a yönelip bağışlanma dilemezler mi? Allah bağışlayandır merhamet edendir.
ve yestagfirûne-hu
Sadık Türkmen = Hâlâ mı Allah’a tövbe etmezler ve O’ndan bağışlanma istemezler? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
ve yestagfirûne-hu
Seyyid Kutub = Onlar Allah'a tevbe etseler, O'ndan af dileseler olmaz mı? Hiç kuşkusuz Allah affedicidir, merhametlidir.
ve yestagfirûne-hu
Suat Yıldırım = Hâlâ Allah’a dönüp O’ndan af dilemeyecekler mi? Allah gafurdur, rahimdir (affı ve merhameti boldur).
ve yestagfirûne-hu
Süleyman Ateş = Hâlâ Allah'a tevbe edip O'ndan af dilemiyorlar mı? Allâh bağışlayandır, esirgeyendir.
ve yestagfirûne-hu
Tefhim-ul Kuran = Yine de Allah'a tevbe edip bağışlanma istemiyecekler mi? Oysa Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
ve yestagfirûne-hu
Ümit Şimşek = Hâlâ Allah'a dönüp de bağışlanmalarını istemeyecekler mi? Oysa Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
ve yestagfirûne-hu
Yaşar Nuri Öztürk = Hâlâ Allah'a yönelip tövbe ederek ondan af dilemiyorlar mı? Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.
ve yestagfirûne-hu
İskender Ali Mihr = Hâlâ, Allah’a tövbe edip, O’ndan mağfiret dilemiyorlar mı? Ve Allah Gafur’dur, Rahîm’dir.
ve yestagfirûne-hu
İlyas Yorulmaz = Onların bu kadar yaptıkları yanlışlardan sonra Allah’a tövbe edip, bağışlanma dilemeleri gerekmiyor muydu? Keşke Allah’ın bağışlayan ve merhamet eden olduğunu bilselerdi.
yestagfirûne
Diyanet İşleri = Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerlerken de Allah onlara azap edecek değildir.
yestagfirûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Fakat sen, onların içinde oldukça onları azaplandırmaz ve gene yarlıganma dilerlerken Allah onlara azap vermez.
yestagfirûne
Abdullah Parlıyan = Oysa ey peygamber! Sen onların arasında iken, Allah onlara azap edecek değildir. Ve onların arasında bulunan mü'minler, Allah'tan bağışlanmalarını isterlerken yine Allah onlara azap edici değildir.
yestagfirûne
Adem Uğur = Halbuki sen onların içinde iken Allah, onlara azap edecek değildir. Ve onlar mağfiret dilerlerken de Allah onlara azap edici değildir.
yestagfirûne
Ahmed Hulusi = Hâlbuki sen onların içindeyken Allâh onlara azap vermezdi (sen âlemlere rahmet olarak irsâl edilmiştin). . . Ayrıca, istiğfar edenler de varken, Allâh onlara azap edici değildir.
yestagfirûne
Ahmet Tekin = Halbuki sen onların içindeyken, Allah onları (senin kavmini) cezalandıracak değildir. Onlar (Mekke’de Kâbe’yi tavaf sırasında) dua ederek bağışlanma dileğinde bulunurlarken de, Allah onları cezalandıracak değildir.
yestagfirûne
Ahmet Varol = Oysa sen onların içinde olduğun sürece Allah onlara azap edecek değildi. Onlar bağışlanma diledikleri sürece de Allah onlara azap edici değildir.
yestagfirûne
Ali Bulaç = Oysa sen içlerinde bulunduğun sürece, Allah onları azablandıracak değildir. Ve onlar, bağışlanma dilemektelerken de, Allah onları azablandıracak değildir.
yestagfirûne
Ali Fikri Yavuz = Halbuki sen (Ey Rasûlüm), onların içindeyken Allah onlara azap verecek değildi. İstiğfar ettikleri halde de Allah onlara azap edecek değil...
yestagfirûne
Ali Ünal = Oysa sen aralarında bulunduğun, (vefatından sonra da senin izinde gidip Sünnet’ine tâbi oldukları) müddetçe Allah onlara (insanlara) azap edecek (onları toptan imha edecek) değildir. Bir de, (Sen aralarında olmasan bile,) yaptıklarına pişmanlık duyup günahlarının bağışlanmasını diledikleri sürece de Allah onlara (aynı şekilde) azap edecek değildir.