Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
mâ yu’merûne
Diyanet İşleri = Üzerlerinde hâkim ve üstün olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.
mâ yu’merûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Her şeye gücü yeten Rablerinden korkarlar da emredileni yaparlar.
mâ yu’merûne
Abdullah Parlıyan = Hepsi üstlerine egemen olan Rablerinden korkarlar da, kendilerine emredileni hemen yaparlar.
mâ yu’merûne
Adem Uğur = Onlar, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine ne emrolunursa onu yaparlar.
mâ yu’merûne
Ahmed Hulusi = Derûnlarından hükmeden Rablerinden korkarlar ve emrolunduklarını yaparlar.
mâ yu’merûne
Ahmet Tekin = Onlar, her türlü hakimiyeti elinde bulunduran, üstlerindeki Rablerinden korkarlar. Kendilerine emrolunan şeyleri yaparlar.
mâ yu’merûne
Ahmet Varol = Üstlerinden (azap göndermeye gücü yeten) Allah'tan korkarlar ve emrolundukları şeyi yaparlar.
mâ yu’merûne
Ali Bulaç = Üstlerinden (her an bir azab göndermeye kadir olan) Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyi yaparlar.
mâ yu’merûne
Ali Fikri Yavuz = Kendilerine hâkim olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları her şeyi (melekler) yaparlar.
mâ yu’merûne
Ali Ünal = Üzerlerinde mutlak hakim bulunan Rabbilerinden korkar ve kendilerine ne emredilirse onu yerine getirirler.
mâ yu’merûne
Bayraktar Bayraklı = Onlar, kendi güçlerinin üstünde olan Rabblerinden korkarlar ve kendilerine ne emrolunursa onu yaparlar.
mâ yu’merûne
Bekir Sadak = Fevklerinde olan Rablerinden korkarlar ve emrolunduklari seyleri yaparlar. *
mâ yu’merûne
Celal Yıldırım = Üstlerinde (yüce kudretiyle duran) Rablarından korkarlar da emrolunduklarını yerine getirirler.
mâ yu’merûne
Cemal Külünkoğlu = Onlar üzerlerinde (egemen) bulunan Rablerinin (azabından) sakınırlar ve kendilerine emredileni yaparlar.
mâ yu’merûne
Diyanet İşleri (eski) = Üstün olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.
mâ yu’merûne
Diyanet Vakfi = Onlar, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine ne emrolunursa onu yaparlar.
mâ yu’merûne
Edip Yüksel = Kendilerinden çok yüce olan Rab'lerini sayarlar ve kendilerine emredileni uygularlar.
mâ yu’merûne
Elmalılı Hamdi Yazır = Fevklerinden rablarının mahafetini duyarlar ve her ne emr olunurlarsa yaparlar
mâ yu’merûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Üstlerinden Rablerinin korkusunu duyarlar ve kendilerine her ne emredilirse yerine getirirler.
mâ yu’merûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kendilerine hakim olan Rabblerinden korkarlar ve emrolundukları her şeyi yaparlar.
mâ yu’merûne
Gültekin Onan = Üstlerinden (her an bir azab göndermeye kadir olan) rablerinden korkarlar ve buyrulduklarını yaparlar / yerine getirirler.
mâ yu’merûne
Harun Yıldırım = Onlar, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine ne emrolunursa onu yaparlar.
mâ yu’merûne
Hasan Basri Çantay = Hepsi üstlerine egemen olan Rablerinden korkarlar da, kendilerine emredileni hemen yaparlar.
mâ yu’merûne
Hayrat Neşriyat = (İnsanların ve cinlerin bir kısmı hâriç, herşey) üzerlerinde (hâkim) olan Rablerinden korkarlar ve ne emrolunurlarsa yaparlar.
mâ yu’merûne
İbni Kesir = Üstlerinden, Rabblarından korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.
mâ yu’merûne
Kadri Çelik = Onlar, üstlerindeki (kendilerine egemen olan) rablerinden korkarlar ve emredildikleri şeyi yaparlar.
mâ yu’merûne
Muhammed Esed = Üstlerinde (egemen) bulunan Rablerinden korkuyor ve kendilerine ne buyurmuşsa onu yapıyorlar.
mâ yu’merûne
Mustafa İslamoğlu = Üzerlerinde (egemen) olan Rablerinden korkarlar ve verilen komutları uygularlar.
mâ yu’merûne
Ömer Nasuhi Bilmen = Üzerlerinde hakîm olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.
mâ yu’merûne
Ömer Öngüt = Üstlerinde olan Rablerinden korkarlar ve emredildikleri şeyleri yaparlar.
mâ yu’merûne
Şaban Piriş = Üstün olan Rab’lerinden korkarlar ve yalnızca kendilerine emredileni yaparlar.
mâ yu’merûne
Sadık Türkmen = Üstlerindeki rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyi yaparlar.
mâ yu’merûne
Seyyid Kutub = Çünkü onlar üstlerindeki Rabblerinden korkarlar ve kendilerine emredileni yaparlar.
mâ yu’merûne
Suat Yıldırım = Üstlerindeki Rab’lerinden korkar ve kendilerine ne emredilirse onu yaparlar.
mâ yu’merûne
Süleyman Ateş = Üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve emredildikleri şeyi yaparlar.
mâ yu’merûne
Tefhim-ul Kuran = Üstlerinden (her an bir azab göndermeğe kadir olan) Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyi yaparlar.
mâ yu’merûne
Ümit Şimşek = Onların hepsi de üzerlerinde egemen olan Rablerinden korkarlar ve kendilerine emredileni yaparlar.
mâ yu’merûne
Yaşar Nuri Öztürk = Üstlerinde egemen olan Rablerinden ürperirler ve emredildikleri şeyi yaparlar.
mâ yu’merûne
İskender Ali Mihr = Onlar, onların üstlerindeki (emrinde oldukları) Rab’lerinden korkarlar. Ve emrolundukları şeyleri yaparlar.
mâ yu’merûne
İlyas Yorulmaz = Her şeyin üzerinde olan Rablerinden korkarak, emredildikleri şeyleri kayıtsız yaparlar.
yu’merûne
Diyanet İşleri = Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.
yu’merûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Ey inananlar, koruyun kendinizi ve ailenizi o ateşten ki yakacağı şeyler, insanlardır ve kibrit taşlarıyla da harâreti ve alevi çoğalıp durur, kalpleri katı ve kuvvetli melekler de ona memûrdur ki Allah ne emrettiyse isyân etmezler ve emredildikleri şeyi işlerler.
yu’merûne
Abdullah Parlıyan = Ey iman edenler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır veya taştan yapılmış tüm putlardır. O'nun başında görevli olarak bulunan melekler sert ve kuvvetlidirler. Allah'ın buyruğuna karşı gelmez, kendilerine emredilen herşeyi yaparlar.
yu’merûne
Adem Uğur = Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında, acımasız, güçlü, Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler vardır.
yu’merûne
Ahmed Hulusi = Ey iman edenler! Nefslerinizi (benliğinizi) ve ehlinizi (bedeninizin gelecekteki karşılığını), yakıtı insanlar ve taşlar (tapındıkları heykeller, putlar türü cansızlar) olan Nâr'dan koruyun! Onda hükmedildiği üzere emredildiklerini yapan; kendilerine emrettiği konuda Allâh'a âsi olmayan, çok güçlü, çok şiddetli acımasız, melekler (kuvveler) vardır!
yu’merûne
Ahmet Tekin = Ey iman edenler, kendinizi, birbirinizi, ailenizi, halkınızı ve mü’minleri ateşten Cehennem’den koruyun. O ateşin yakıtı insanlar, suçlular, kâfirler, putperestler ve mâbut saydıkları taş putlardır. O ateşin başında kaba ve sert tabiatlı melekler vardır. Allah’ın kendilerine emrettiğine karşı gelmezler. Kendilerine emredilen şeyleri yaparlar.
yu’merûne
Ahmet Varol = Ey iman edenler! Kendinizi ve ailelerinizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında gayet haşin, sert; Allah'ın kendilerine emrettiğine karşı gelmeyen ve kendilerine emredileni yapan melekler vardır.
yu’merûne
Ali Bulaç = Ey iman edenler! Kendinizi ve yakınlarınızı ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır; üzerinde oldukça sert, güçlü melekler vardır. Allah kendilerine neyi emretmişse ona isyan etmezler ve emredildiklerini yerine getirirler.
yu’merûne
Ali Fikri Yavuz = Ey iman edenler! Kendinizi ve aile halkınızı öyle bir ateşten koruyun ki, onun tutuşturucusu insanlarla taşlardır. (O ateşin) üzerinde öyle melekler vardır ki, çok sert, çok kuvvetlidirler. Allah kendilerine ne emretti ise, ona isyan etmezler ve emredildikleri şeyi yaparlar.
yu’merûne
Ali Ünal = Ey iman edenler! (Kendinizi ve onları Allah’ın hükümleri istikametinde eğiterek) hem kendinizi hem de ailenizi, yakıtı insanlarla taşlar olan müthiş bir Ateş’ten koruyun. Onun başında hem görünüş hem karakter itibariyle sert ve çetin melekler vardır; Allah onlara ne emrederse asla karşı gelmezler ve kendilerine her emredileni yerine getirirler.