Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Diyanet İşleri = Üzerlerinde hâkim ve üstün olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Her şeye gücü yeten Rablerinden korkarlar da emredileni yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Abdullah Parlıyan = Hepsi üstlerine egemen olan Rablerinden korkarlar da, kendilerine emredileni hemen yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Adem Uğur = Onlar, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine ne emrolunursa onu yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Ahmed Hulusi = Derûnlarından hükmeden Rablerinden korkarlar ve emrolunduklarını yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Ahmet Tekin = Onlar, her türlü hakimiyeti elinde bulunduran, üstlerindeki Rablerinden korkarlar. Kendilerine emrolunan şeyleri yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Ahmet Varol = Üstlerinden (azap göndermeye gücü yeten) Allah'tan korkarlar ve emrolundukları şeyi yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Ali Bulaç = Üstlerinden (her an bir azab göndermeye kadir olan) Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyi yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Ali Fikri Yavuz = Kendilerine hâkim olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları her şeyi (melekler) yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Ali Ünal = Üzerlerinde mutlak hakim bulunan Rabbilerinden korkar ve kendilerine ne emredilirse onu yerine getirirler.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Bayraktar Bayraklı = Onlar, kendi güçlerinin üstünde olan Rabblerinden korkarlar ve kendilerine ne emrolunursa onu yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Bekir Sadak = Fevklerinde olan Rablerinden korkarlar ve emrolunduklari seyleri yaparlar. *

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Celal Yıldırım = Üstlerinde (yüce kudretiyle duran) Rablarından korkarlar da emrolunduklarını yerine getirirler.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Cemal Külünkoğlu = Onlar üzerlerinde (egemen) bulunan Rablerinin (azabından) sakınırlar ve kendilerine emredileni yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Diyanet İşleri (eski) = Üstün olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Diyanet Vakfi = Onlar, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine ne emrolunursa onu yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Edip Yüksel = Kendilerinden çok yüce olan Rab'lerini sayarlar ve kendilerine emredileni uygularlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Fevklerinden rablarının mahafetini duyarlar ve her ne emr olunurlarsa yaparlar

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Üstlerinden Rablerinin korkusunu duyarlar ve kendilerine her ne emredilirse yerine getirirler.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kendilerine hakim olan Rabblerinden korkarlar ve emrolundukları her şeyi yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Gültekin Onan = Üstlerinden (her an bir azab göndermeye kadir olan) rablerinden korkarlar ve buyrulduklarını yaparlar / yerine getirirler.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Harun Yıldırım = Onlar, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine ne emrolunursa onu yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Hasan Basri Çantay = Hepsi üstlerine egemen olan Rablerinden korkarlar da, kendilerine emredileni hemen yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Hayrat Neşriyat = (İnsanların ve cinlerin bir kısmı hâriç, herşey) üzerlerinde (hâkim) olan Rablerinden korkarlar ve ne emrolunurlarsa yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 İbni Kesir = Üstlerinden, Rabblarından korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Kadri Çelik = Onlar, üstlerindeki (kendilerine egemen olan) rablerinden korkarlar ve emredildikleri şeyi yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Muhammed Esed = Üstlerinde (egemen) bulunan Rablerinden korkuyor ve kendilerine ne buyurmuşsa onu yapıyorlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Mustafa İslamoğlu = Üzerlerinde (egemen) olan Rablerinden korkarlar ve verilen komutları uygularlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Üzerlerinde hakîm olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Ömer Öngüt = Üstlerinde olan Rablerinden korkarlar ve emredildikleri şeyleri yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Şaban Piriş = Üstün olan Rab’lerinden korkarlar ve yalnızca kendilerine emredileni yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Sadık Türkmen = Üstlerindeki rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyi yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Seyyid Kutub = Çünkü onlar üstlerindeki Rabblerinden korkarlar ve kendilerine emredileni yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Suat Yıldırım = Üstlerindeki Rab’lerinden korkar ve kendilerine ne emredilirse onu yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Süleyman Ateş = Üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve emredildikleri şeyi yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Tefhim-ul Kuran = Üstlerinden (her an bir azab göndermeğe kadir olan) Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyi yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Ümit Şimşek = Onların hepsi de üzerlerinde egemen olan Rablerinden korkarlar ve kendilerine emredileni yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Üstlerinde egemen olan Rablerinden ürperirler ve emredildikleri şeyi yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 İskender Ali Mihr = Onlar, onların üstlerindeki (emrinde oldukları) Rab’lerinden korkarlar. Ve emrolundukları şeyleri yaparlar.

mâ yu’merûne

  Nahl / 50 -

 İlyas Yorulmaz = Her şeyin üzerinde olan Rablerinden korkarak, emredildikleri şeyleri kayıtsız yaparlar.

yu’merûne

  Tahrîm / 6 -

 Diyanet İşleri = Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.

yu’merûne

  Tahrîm / 6 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ey inananlar, koruyun kendinizi ve ailenizi o ateşten ki yakacağı şeyler, insanlardır ve kibrit taşlarıyla da harâreti ve alevi çoğalıp durur, kalpleri katı ve kuvvetli melekler de ona memûrdur ki Allah ne emrettiyse isyân etmezler ve emredildikleri şeyi işlerler.

yu’merûne

  Tahrîm / 6 -

 Abdullah Parlıyan = Ey iman edenler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır veya taştan yapılmış tüm putlardır. O'nun başında görevli olarak bulunan melekler sert ve kuvvetlidirler. Allah'ın buyruğuna karşı gelmez, kendilerine emredilen herşeyi yaparlar.

yu’merûne

  Tahrîm / 6 -

 Adem Uğur = Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında, acımasız, güçlü, Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler vardır.

yu’merûne

  Tahrîm / 6 -

 Ahmed Hulusi = Ey iman edenler! Nefslerinizi (benliğinizi) ve ehlinizi (bedeninizin gelecekteki karşılığını), yakıtı insanlar ve taşlar (tapındıkları heykeller, putlar türü cansızlar) olan Nâr'dan koruyun! Onda hükmedildiği üzere emredildiklerini yapan; kendilerine emrettiği konuda Allâh'a âsi olmayan, çok güçlü, çok şiddetli acımasız, melekler (kuvveler) vardır!

yu’merûne

  Tahrîm / 6 -

 Ahmet Tekin = Ey iman edenler, kendinizi, birbirinizi, ailenizi, halkınızı ve mü’minleri ateşten Cehennem’den koruyun. O ateşin yakıtı insanlar, suçlular, kâfirler, putperestler ve mâbut saydıkları taş putlardır. O ateşin başında kaba ve sert tabiatlı melekler vardır. Allah’ın kendilerine emrettiğine karşı gelmezler. Kendilerine emredilen şeyleri yaparlar.

yu’merûne

  Tahrîm / 6 -

 Ahmet Varol = Ey iman edenler! Kendinizi ve ailelerinizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında gayet haşin, sert; Allah'ın kendilerine emrettiğine karşı gelmeyen ve kendilerine emredileni yapan melekler vardır.

yu’merûne

  Tahrîm / 6 -

 Ali Bulaç = Ey iman edenler! Kendinizi ve yakınlarınızı ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır; üzerinde oldukça sert, güçlü melekler vardır. Allah kendilerine neyi emretmişse ona isyan etmezler ve emredildiklerini yerine getirirler.

yu’merûne

  Tahrîm / 6 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey iman edenler! Kendinizi ve aile halkınızı öyle bir ateşten koruyun ki, onun tutuşturucusu insanlarla taşlardır. (O ateşin) üzerinde öyle melekler vardır ki, çok sert, çok kuvvetlidirler. Allah kendilerine ne emretti ise, ona isyan etmezler ve emredildikleri şeyi yaparlar.

yu’merûne

  Tahrîm / 6 -

 Ali Ünal = Ey iman edenler! (Kendinizi ve onları Allah’ın hükümleri istikametinde eğiterek) hem kendinizi hem de ailenizi, yakıtı insanlarla taşlar olan müthiş bir Ateş’ten koruyun. Onun başında hem görünüş hem karakter itibariyle sert ve çetin melekler vardır; Allah onlara ne emrederse asla karşı gelmezler ve kendilerine her emredileni yerine getirirler.