Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Diyanet İşleri = “Onlardan sonra sizi elbette o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimseler içindir.”

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sonra da onlardan sonra sizi, yerlerine yerleştireceğiz. İşte bu, benim huzûruma gelmekten korkanlara ve azâbımdan korkanlara âit bir şey.

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Abdullah Parlıyan = Ve onlar yok olup gittikten sonra, yeryüzüne elbette sizi yerleştireceğiz. Bu mükafatım, huzurumda durmakta saygı ve sakınma gösteren ve tehdidime uğramaktan korkanlar içindir.

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Adem Uğur = Ve (ey inananlar!) Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimselere mahsustur.

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Ahmed Hulusi = "Ve onlardan sonra o bölgeye sizi iskân edeceğiz. . . İşte bu, benim konumumdan ve tehdidimden korkanlara mahsustur. "

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Ahmet Tekin = Ve onlardan sonra, sizi, mü’minleri mutlaka o yerde, o ülkede yerleştireceğiz. İşte bu, işlediği ameller, hak ettiği mükâfatlar, cezalar üzerindeki hükümranlığımın, her şeyi tek tek ortaya koyarak hükmümü icra edeceğimin endişesini duyan, azamet ve celâlimden, tehdidimden korkan, günahı, isyanı terkeden kimselere mahsustur.

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Ahmet Varol = Onlardan sonra sizi o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden korkan içindir.'

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Ali Bulaç = "Ve onlardan sonra sizi o arza mutlaka yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkana ve tehdidimden korkana ait (bir ayrıcalıktır)."

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Ali Fikri Yavuz = Ve onlardan sonra, mutlaka sizi, o yurda yerleştireceğiz. İşte bu iş , makamımdan ve azabımdan korkana vaadimdir.”

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Ali Ünal = “Ve sizi koruyup, mutlaka yeryüzünde yerleştirecek, (güven altına alacağız). Bu söz ve netice, Benim her şey ve her iş üzerinde mutlak hakim ve gözetici olmamdan korkan ve tehdidimden de sakınan, (dolayısıyla ona göre davranan)lar içindir.”

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Bayraktar Bayraklı = “Ey inananlar! Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimselere aittir.”

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Bekir Sadak = (13-14) Inkar edenler, peygamberlerine: «Ya bizim dinimize donersiniz ya da sizi memleketimizden cikaririz» dediler. Rableri peygamberlere: «Biz, haksizlik edenleri yok edecegiz, onlardan sonra yeryuzune sizi yerlestirecegiz. Bu, makamimdan ve tehdidimden korkanlar icindir.» diye vahyetti.

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Celal Yıldırım = Onların ardından sizi o yurda mutlaka yerleştireceğiz. İşte bu (mutlu sonuç) makamımdan ve tehdidimden korkanlaradır.

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Cemal Külünkoğlu = (13-14) İnkârcılar, peygamberlerine: “Andolsun ki, ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız, ya da bizim dinimize dönersiniz” dediler. Rableri de onlara şöyle vahyetti: “Biz zalimleri mutlaka yok edeceğiz. Ve onlardan sonra o yere sizi yerleştireceğiz. Bu (söz, hesap vermek üzere) benim karşıma çıkacağından çekinen ve benim tehdidimden sakınan kimseler içindir.”

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Diyanet İşleri (eski) = (13-14) İnkar edenler, peygamberlerine: 'Ya bizim dinimize dönersiniz ya da sizi memleketimizden çıkarırız' dediler. Rableri peygamberlere: 'Biz, haksızlık edenleri yok edeceğiz, onlardan sonra yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve tehdidimden korkanlar içindir.' diye vahyetti.

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Diyanet Vakfi = Ve (ey inananlar!) Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimselere mahsustur.

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Edip Yüksel = 'Onlardan sonra o yurda sizi yerleştireceğiz. Bu, otoriteme saygı duyan ve tehditlerimden korkanlar içindir.'

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve arkalarından sizi o Arza iskân eyliyeceğiz, bu işte makamımdan korkana, vaıydimden korkana va'dim

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve arkalarından sizi o yere yerleştireceğiz, işte bu, makamımdan ve tehdidimden korkan için va'dimdir!»

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ve Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve tehdidimden korkan içindir.

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Gültekin Onan = "Ve onlardan sonra sizi o arza mutlaka yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkana ve tehdidimden korkana ait (bir ayrıcalıktır)."

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Harun Yıldırım = Ve (ey inananlar!) Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimselere mahsustur.

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Hasan Basri Çantay = «Ve onlardan sonra sizi behemehal, o yurda yerleşdireceğiz. İşte bu (mükâfatım), benim makaamımdan korkanlara, benim tehdidimden korkanlara haasdır».

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Hayrat Neşriyat = 'Ve onlardan sonra sizi mutlaka o yere yerleştireceğiz.' İşte bu (va'dimiz), makamımdan (huzûrumda dikilerek hesab vermekten) korkanlar ve tehdîdimden endişe edenler içindir.

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 İbni Kesir = Onlardan sonra da yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve tehdidimden korkanlara vaadimdir.

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Kadri Çelik = “Ve onlardan sonra sizi o yere mutlaka yerleştireceğiz. İşte bu (makam, benim adalet) makamımdan korkana ve tehdidimden çekinene aittir.”

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Muhammed Esed = "Ve onlar yok olup gittikten sonra yeryüzüne elbette sizi yerleştireceğiz: bu (vaad) Benim makamıma karşı saygı ve sakınma gösteren ve tehdidimden korkan kimseler içindir!"

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Mustafa İslamoğlu = onların ardından (boşalan) yere sizi yerleştireceğiz." İşte bu (son), Benim makamımdan ve tehdidimden korkan kimselere hastır.

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Ve elbette onlardan sonra o yurda sizi yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkana ve vaadimden korkana mahsustur.»

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Ömer Öngüt = Onlardan sonra da sizi mutlaka o yere yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkan ve vaadimden çekinen kimselere mahsustur.

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Şaban Piriş = Onlardan sonra yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkanlar ve azabımdan korkanlar içindir.

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Sadık Türkmen = Muhakkak ki onların ardından oraya/o yere sizi yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan ve uyarımdan korkan içindir.”

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Seyyid Kutub = Ve onların arkasından yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu müjde benim karşıma çıkacağından çekinen ve benim tehditlerimden korkanlar içindir.»

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Suat Yıldırım = (13-14) Kâfirler resullerine dediler ki: "Ya sizi yurdumuzdan kovarız, yahut bizim dinimize dönersiniz." Rab’leri de onlara vahyetti ki: "Elbette Biz o zalimleri imha edeceğiz ve onlardan sonra o ülkeye sizi yerleştireceğiz. İşte bu, huzuruma çıkmaktan ve uyardığım azaptan çekinenler içindir."

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Süleyman Ateş = "Ve onların ardından sizi o yere yerleştireceğiz. Bu, makâmımdan korkan ve tehdidimden korkan için(verdiğim söz)dür."

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Tefhim-ul Kuran = «Ve onlardan sonra sizi o arza mutlaka yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkana tehdidimden korkana ait (bir ayrıcalıktır).»

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Ümit Şimşek = Onların ardından yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, Benim huzurumda hesap vermekten ve tehdidimden korkan kimse içindir.

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Ve onların ardından o toprağa mutlaka sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan, tehdidimden korkan için böyledir."

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 İskender Ali Mihr = Sizi onlardan sonra mutlaka yeryüzünde yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan ve tehdidimden (vaadimden) korkan kimse içindir.

hâfe makâmî

  İbrahim / 14 -

 İlyas Yorulmaz = “Onlardan sonra sizi bu topraklara elbette yerleştireceğiz. Bu uyarım, benim otoritemden ve vaatlerimi mutlak yerine getirdiğimi bilip korkanlar içindir” diye vahyettik.